Sayfalar

3 Kasım 2012 Cumartesi

v-6-



Alüvyon yataklı düşlerinde nefes bulan kelimeler bedenine gömülü ,öncesinde ,satirik kelime oyunlarında nefes alıyordu,dokundukça empresyonist çizimlerime,rüzgarda mayalanmış sürreal düşlerinin çoşkusu eklendi..eklentim,ruhuma kolajladım…..şimdi ise şirazeden çıkan üşümüş düşlerim beynimin dışına çıkarak kelimeleri giyerken,sıcacık telaşlı bir coşkuyla kütle kazanarak ,noktalarımın ucunda kıvrılıyor…virgülüm noktalarımı mutasyona uğrattın…zamansızlık dudaklarımdaki mekanı yok sayardı, şimdi ise zamansızlık , eriyik bir zamanın içinde kompedan anın duygu gözeneklerinden tazyiki yüksek basınçla bir alan yaratırken,anı zamana yapıştıran dökme bir civa ağırlığıyla dudaklarımı sıvazlıyor..kelimeleri kendine doğru çeken etki ve tepki silsilesinde,civalı alanda ısı değişikliğimle yutkunurken,saniyeler boğazıma batıyor,nefes almaktan canım yansa da zamansızlığın DNA sını değiştiriyor..kelimelerinle şekil bulan bakışlarımı iğneledim kelimelerime,günün en güzel vakti sana ait olan kelimler..…içimdeki mihrapta kaçamak irisleri, rengarenk renklerle boyuyor,kaçmak ne kelime renklerinin izdüşümleri boyuyor kelimelerimin tenini..dokunarak bulmak istediklerimi,gözlerinin gerisinde ruhunun xrayında rengarenk görüyorum…elbette ki terazinin ne salt beden, ne de salt ruh küfesinde bulamayız aradıklarımızı ..şu anda aradığımız leziz cümlecikler ,miktar ve hacim olarak uzay gibi büyüyor,damağımızda bıraktığı tad iyi ki nefes alıyorum tadında bir eylem,bir şeyleri sevmek ne güzel dedirten cinsten,kelimeleri severek eylemleştirmek onları bazen de rotasız bırakmak sahiplenmeden özgür kılmak güzel kılıyor.. onları tüm nesnenin başını döndürerek başkalaşıma uğratıp özne yapan itici itkidir güzellik ,içimdeki cinayetleri güzeller için işlemiyorum,güzellik için işliyorum …kelimelerimle birleştirdiğim kelimelerin işte sakin değiller her an bir akbaba edasıyla saldırıdalar,içime çekiyorum ve tırnak aralarında taşıdığı asilliği kopyalıyorum bu sefer,eklentisi yine sen oluyorsun,çarmıha gerilen kelimelerim,can çekişiyor çoğu zaman rakamsal kılıfına dar geliyor,bir değil ,işte o zaman binlercesini öldürüyorum gözümü kırpmadan..biliyorum çünkü,beynimde kaldıkça beni öldürecekler,her ölen kelimem yenisini doğuruyor,bu zor değil,sende bilirsin.. işte bu kelime oyunu ile başladı ,anlara kelimeleri resimlemek..kelimeleri resimliyoruz ikimizde ,aşifte geziyor,sahipsiz de,umurumda mı sanıyorsun….seninkilerle yine bedenimde dilimde birleşiyor…ve ne düşünüyorum biliyor musun aradığımız en güzel kelimenin kimin parmaklarından dökülüp,kimin içinde ihtilal yapacak….çünkü aradığımız şeyin sadece kelime olduğunu biliyorum artık..şunu söylemeliyim ki,beynimde kasırga yaratıp,her birinden bir çift yaparak ,kelimelerini içime aldığım zaman tufana dönüyor.. o zaman kopsun kiyamet..fiziksel acıdan ölesiye korkan kelimeler katışıksız sadomazoşizmle kurduğu aykırı bir görüş gibiyse,anlarım sevmek en kolay zor iş,lakin kelimelerinin manyetik alanına düşmek için fiziksel acıyı göze alan kelimelerimin cüretini baskılamak için sentetik güç uygulayarak bağışık çekim sistemini giyotin kokusuna boğamam..kanımda kristalleşip hafifmeşrep sarhoşluğuyla salınsın ..giyotine bilev atmak senin tercihin ,allatropa dönüşüp beraberce salınmak kelimelerimizin tercihi,tercihsizlik benim tercihim olsun… ah kelimeler kelimeler uyurken beynime neşter atan kelimeler, geçmişe kadar ilerleyip organlarımı saran ,bilinçiçi zarlarımı kana boyayan,bilinçdışından tamponlu kelimeler, ,öjenik boğulmalarla ses tellerimdeki kelimeleri ayıklayıp,sadece oksijen tüpüne gömülmüş kelimelerini ,akıtıyor nefesime..kelimelerini istemek en az ötenazi istemek kadar nefessizliğime yakın..en az son nefesini içine çekerken,ilk nefesi almak kadar doyurucu…..