
kuşkucu ebeveyn
kuşkucu ve alaycıdırlar,çocukları hiçbir şey yapmamış olsa dahi,onların bir kabahatini bulup ortaya çıkartırlar..bu sözleri söylemeyi pek severler ”yine ne yaptın,hadi söyle,ama bak yalan yok”..ve çocuğun tüm ruhunu araştırmak isteyen meraklı bir bakış,bu sözlere eşlik eder..kimi zaman çocuğun ağzını arar ve sonunda aradıkları hatayı bulurlar..ama bu çocukta değil kendi içlerindedir..her nedenli saklanılmış olsa da…buna en iyi örnek , jules renard’ın günlüklerinden yansıyan kendi annesini anlattığı bayan lepic’tir…..
otoriteci ebeveyn
her katı eğitici davranışın aşırı bir dengeleme olduğunu,tepkisel oluşumların içe ittiği ve orda tuttuğu tersine dönmüş bilinçsiz bir davranışı bilinçli hale kılmayı amaçladığı davranışlardan biri olan otoritecilik,gerçek bir otoriteden öylesine uzaktır ki,kişilik gücünden gelen bu davranış,kendi zayıflığından utanan ve yapay bir güvence maskesi altında gizlenebildiğini zanneden zayıf bir karekteri her zaman ele verir..sağlıklı bir kişiliğe ve bilgiye sahip bir insan kendisine karşı konulmasından korkmaz,buna karşılık,otoriteciliği uygulayan insanın kendisine karşı çıkılmak gibi derdi yoktur,ama titizlikle içine attığı zayıf ve bilgisizliği bir gün ortaya çıkar…otoriteci ebeveyn,kendi çocukluklarında sahip oldukları ve etkin biçimde karşı koymak zorunda kaldıkları ileri derecedeki bir kusurun daha sonra kendi çocuklarında ortaya çıktığını görünce,daha fazla öfkelenip sinirlenebiliyorlar..özellikle konu cinsellik ve salt ahlakçılık konusu olunca,inanılmaz bir katı tutumla çocuklarını hırpalıyorlar..kendilerinin erken cinsel gelişimlerine karşı güçlü tepkiden doğan aynı yasaları,çocuklarının tüm cinsel davranışlarına aynen uygulamaktan vazgeçmiyorlar…