Sayfalar

3 Kasım 2012 Cumartesi

v-5-



Algılanmış olmak için,ereksel nedene dönen ayaklarını,bedeninin dışına atarak,bedenin evrensizliğine felapton adımlarının ayak izlerini bırakır…, dış gerçekliğin kendisinde değil bilinç dışı gerçeğin iç denizine istila eden arzunun egemen haliyle ,tepisel düzeyde ,senkronize adımlarla açar adımlarının arasını…… tüm adımlarında kıyaslanmış ayak izlerinin beğenilmiş olmak için biçimlendirilmiş törensel ritmiyle, tüm yaşamın anlamını bu an’a bırakmak için estetikleşir. evrenin sayım kitabının sayfalarını,kendine doğru çevirme becerisiyle,sonsuza uzanıp giden bulut tavanına çığlığını,son derece ayrıntılı nemli ve dalgalı bir düzlemde ayaklarının altında uzanan kadınsallığın esrik toprağına da ,tinsel kararlarının ve fiziksel yok oluşunun izini bırakır…ayaklarının altında üreyen tüm enerjisiyle salt bireysel bilincinin örtüsünü kesip ikiye ayırır…ezeli doğurtuşunun,yaratan imgeleriyle, susturulması için süt veren memeye dönüşmüşken düşleri,kim bilir kaç ağızla emer gibi varlığının özüne dudaklarını gömerek doyurur….bütün bir hayatı emerek kendine tüketirken, realitesi,duygusal istekler olmak üzere ilgili gereksiniminin bir kısmının doyumunu esirgeyerek,gerçekleşmemiş isteklere bir başka yoldan doyum sağlamak gibi bir yükümlülükle,bağışlama ve esirgeme mekanizması arasında gidip gelir….korkmamaya bıraktığı adımları,narin bir çocuğun büyüleyici koşmalarıyla kendinden yüzleşeceği zamandan uzaklaştırır..sorgularını atar arkaya,zaman aşımına uğramış sorgularına dönüş yaptığında yargılarını bağışlayarak tekrardan hız alır adımlarına… bedeni ruhuna dar geldiğinde,doyumsuzluğuyla yarışır,arkasında bıraktığı bedeninin öncüsü olur…nefretini eşitler ruhuna,katilidir artık .., arkasında sadece vücudunu parçalayıp,iç organlarını ,aç gözlülükle gövdesine indirdiği kendisi kalır. hırsının nefesi henüz tüter yemeğinin üstünde..,bastığı toprağı kanattığında,gözleri ateş püskürtür,sallanan yeleleri boşlukta hayali uzaklıklara savrulur..lütufkar adımlarıyla şan ve şöhretin yüzü olur adı,imzasını ayaklarıyla atar…..zaman onun yarış alanı,zamansızlık rakibidir..öncüsü olur zamanın,zamanın parçaladığı bedeni ,takipçisi,eşitsizliği ise şimdiki andır…erken hıçkırıkları mor bakışlarıyla o bir gizli öznedir..