
iki karekter...analizi
hedda gabler..sinist
kendi yaşamı bağlamında duyduğu derin boşunalık duygusunda ya da genelde boşunalığa ilişkin şöyle yada böyle bu yaşamdan çekilme tutumu,bütünüyle bilinçli olabilir..bu tutum,çoğu kez, kişinin bu gerçeğe,gözlerini kapamayan birkaç insandan birisi olma duygusunda yatan bir gurur tarafından pekiştirilir..hedda,yaşamı sıkıcı bulma duygusunun arkasına gizlenir..beklentileri cılız ve siliktir..yaşam ara sıra oyalayıcı olmalı,biraz neşe,heyecan çoşku sağlamalı,ötesinde olumlu değer taşıyan birşey gerektirmemeli..ve derin bir inançsızdır hedda gabler..
peer gynt...
en sevdiğim sahne; peer gynt’in düğme yapımcısıyla karşılaştığı sahnedir…başkalarının elinde şekillendirilmiş olma konusunda duyduğu dayanılmaz ürpertinin kusursuz sunumudur..cehennemde kendisine bir odanın ayrılmış olması hoş birşey olacaktı..ama bir maden potasına atılmış olmak,,şekillendirilmiş ve başkalarına uyarlanmış olmak tüyler ürpertici düşünceydi..kendisini eşsiz bir dokuya ve renkleri birleşimine sahip olan ve sonsuza dek hep aynı kalacak olan bir şark halısı gibi hissetmesi..kendisini çevrenin zararlı etkisinden korumuş olmasıyla ve bunu sürdürmeye duyduğu kararlıkla övünüyordu..kendi yaşayış biçimini inceden inceye işlemeye,hatta hevesli olduğu için,bu yaşayış biçimine dışarıdan hiç bir şekilde yabancı maddenin katılmaması konusunda ısrar eder…olanca yalnızlığı ve yetersizliğiyle karşımıza peer gynt’in parolası dikilir…kendin için yeterli ol….
yalıtılmış tip durumunda bireysel fark büyüktür…çünkü,karşısındaki insanlara çoşkusal açıdan katılmak,hiç kimseye ihtiyaç duymamak,onların kendilerini etkilemesine izin vermemek ister…