Sayfalar

7 Mayıs 2012 Pazartesi

ve ben*

düzensizlik içinde birtakım işaretler aramayı severim,belli bir sözcük üzerine odaklanır,sonra bu sözcüğü kısa bir zamanda,gizemli bir şekilde her yerde duyar okurum.oysa o sözcük hep ordadır,sadece duyularım uyarıldığı için farkeder hale gelmiştir,ya da daha mistik bir yaklaşımla,bir dilin parçaları bir gösteren tarafından gönderilen işaretler gibi,edebi bir de javunun (açıklaması ne olursa olsun) çok az sahip olduğum bir empatiyle yeniden karşıma çıkmıştır.

rastlantısal olarak serpiştirilmiş her duyumsadığım sözcükten karekter yaratmak eğlenceli bir oyundu,tabi ki ilk zamanlar sonra bu oyuna eklenen karakter kendi oyununu oynadı gizemliyi,erişilmezi karmaşıklığı tekdüzelikten uzaği aynının karşıtını,sonra nemi oldu sanırım onları hazırlayan onları kurgulayan ve tasarlayan ben,kendi sıradanlığımı unuttum,kendimi,paradoksal olarak öznenin röntgenciliğini affedirir pozisyonlara sürükleyen,pekala başkalarının yaşamına burnumu sokarak ahkam kesmelerin sürecine kaptırdım,sıradan olmak beni neden ürküttü,hatalarımı başarısızlıklarımı neden teşhir edemedim iyi bir yazar olmadığımı neden kabul etmedim,çok sayıda insanla,hatta tüm insanlıkla çıkar yolları kendiyle keşisen benzer çözümsüzlüklerimi neden sakladım.bayağı fikirlerimi neden sakladım..tanıdığım her insanın yaşamını anlamaya çalışmak,kendi komplekslerimle yüzyüze gelmek,kendim için dürüst olmak için artık yazmayacağım bu uğursuz lanetten kurtulmak içinde bu bloğu tüm aramalara kapatıyorum,kendimi yazacağım affedilir,affedilmez her özelliğimle,her davranışımla kendime dönüyorum,bazılarına harcadığım anlamaya çalışma zamanını kendime harcayacağım,kulak memesiyle bile empati kuramayan bu kocaman sanal dünyanın yansısı canımı acıtıyor,çünkü  o yansıya kendimi harcıyorum..bir süpürgenin bile öyküsü yazılmaya değer ise kendi öykümü yazacağım,başarısız bir yazar olarak.

4 Mayıs 2012 Cuma

ölümlü olduğumu çok iyi biliyorum,bilinçdışı bir biçimde ölümsüzlüğüme inanıyorum belkide...çünkü kendi ölümümü kafamda canlandıramıyorum..


inanç bu;kendi doğamdan gelen ihlal biçimi,görüntünün aksine,sözde kinik ve düşünümsel olan devrimizde,gerçek bir inançsız olmak ne kadar daha zor,güçlü bir şekilde geri dönen ve sonunda kendini,hadım bir liderin emrine itaat ederek kendini öldürmeye hazır biçimde hissettiren bir inançla uğraşmam..merkezsizleşme meselesi basitçe,inancın ebediyen ertelenmesi,yer değiştirmesi,hiç bir zaman kendi başına gerçekleşmemesi değil

2 Mayıs 2012 Çarşamba

ö-dün

tehlikeli bir yaşam sürün,sözünü o nafile muzaffer hıçkırığı,alışkanlıklara sürgün edilmiş hakiki egonun ulusal marşı olarak yorumlamayı bile beceren kıyasseverlere bir parentezlik ödün vereceğim..