lautreamont/pascal (doğası gereği alaycıdır teorem)
içimizdeki yaşamla yetinmeyiz,düşsel bir hayatla yaşamak isteriz başkalarının düşüncesinde
korkak ünü kazanmayacak kadar yiğidiz.biri olmaksızın ötekinden hoşnut olmamak,ne birincisinden ne ötekinden vazgeçmektir,varlığımızın gücünün belirtisi
gölge ve dengesizlik pay sahibidir...
30 Nisan 2012 Pazartesi
görüngüleri anlamak için kategorileri mi kullanıyoruz ?
yüce baba adına !!!!!
Fantezide yer alan yasanın, büyük harfle yazılan biçimiyle yasa olduğunu ve küçüğün görünüşünün, büyüğün işleyişinin işareti olduğunu iddia etmek, lacancı bir baştan çıkmadır. bu psikanaliz kuramının teolojik bir proje haline geldiği andır, teolojinin kendi yeri vardır ve göz ardı edilmemelidir, ama bir iman ikrarı olduğunu kabul etmek herhalde önemlidir,diz çökme duruşunu taklit edip tekrarladığımız ölçüde inanır duruma gelebilir ve inancımız bu mimetik pratiğin bir sonucu haline gelir.beden norm arzusunun şekil aldığı yerdir ve norm arzuyu ve fanteziyi kendi doğallaştırılışının hizmetine yerleştirir.
Norm fanteziyi yapılandırır ama belirlemez, fantezi normdan yararlanır ama normu yaratmaz.
Fantezide yer alan yasanın, büyük harfle yazılan biçimiyle yasa olduğunu ve küçüğün görünüşünün, büyüğün işleyişinin işareti olduğunu iddia etmek, lacancı bir baştan çıkmadır. bu psikanaliz kuramının teolojik bir proje haline geldiği andır, teolojinin kendi yeri vardır ve göz ardı edilmemelidir, ama bir iman ikrarı olduğunu kabul etmek herhalde önemlidir,diz çökme duruşunu taklit edip tekrarladığımız ölçüde inanır duruma gelebilir ve inancımız bu mimetik pratiğin bir sonucu haline gelir.beden norm arzusunun şekil aldığı yerdir ve norm arzuyu ve fanteziyi kendi doğallaştırılışının hizmetine yerleştirir.
Norm fanteziyi yapılandırır ama belirlemez, fantezi normdan yararlanır ama normu yaratmaz.
27 Nisan 2012 Cuma
couvade
o uğursuz egemenliği tümüyle ele geçirme isteği,kadın ve erkek arasında sürdürülmüş savaştakinden daha açık seçik başka hiç bir yerde gözlenemez.doğurtucu gücün çekilip elinden alınması kadının narsizimine vurulan büyük darbe olurken,doğuruculuk yönünden erkeğe bağımlılığı,yüce tanrıların prototipi rolünü oynamayı sağlamayı bırakmıştır erkeğe...ama doğurtucu rolüyle yetinmeyen erkek,kadınla özdeşleşme sonucu annelik yeteneklerini -cenini taşıma ve doğurma- kendisine mal etmiştir.ve erkeğin erdişi hezeyanları bilinçdışında canlı bir şekilde yaşamaya devam etmiştir.
25 Nisan 2012 Çarşamba
sıçan karmaşası
hegomonik dikişleri gerçekleştiren tikelliklerin içi boş gösterenlere bulaşma süreci vardır,ama bu karşılıklı bulaşma sürecidir.her iki yönde de işler.
21 Nisan 2012 Cumartesi
moda metafizik HŞK
Özcülük nosyonu,topyekün akışkanlığa direnişin üç farklı düzeyini özetlemeye eğilimli olduğu ölçüde oldukça sorunludur
-imgesel öz;aralıksız değişim akışı boyunca varlığını sürdüren sağlam biçim
-efendi-gösteren değişen anlamlandırmalara kap işlevi gören içi boş gösteren
-gerçeğin güçten düşürücü aynılığı,simgeleştirilmesine direnen ve bu haliyle çok tekrarlı simgeleştirme sürecini tetikleyen travma
önce gerçeğin aynılığı sabit bir simgesel belirlenime indirgenir sonra simgeselin kendisi imgesele indirgenir (lacancı simgesel'in eninde sonunda pıhtılaşmış,şeyleşmiş,imgesel akıştan başka bir şey değildir.)
OYSA
SADE ;insanın iyiliğine aykırı çalışan,bu kendini engellemede doyum bulan,patolojik,olumsal bir tutumun paradoksal olabilirliğini ortaya koyar (freudçu ölüm dürtüsündeki esas nokta yararcı egoizm kuralının patolojik gerekçelerle askıya alınabilmesidir.)
-imgesel öz;aralıksız değişim akışı boyunca varlığını sürdüren sağlam biçim
-efendi-gösteren değişen anlamlandırmalara kap işlevi gören içi boş gösteren
-gerçeğin güçten düşürücü aynılığı,simgeleştirilmesine direnen ve bu haliyle çok tekrarlı simgeleştirme sürecini tetikleyen travma
önce gerçeğin aynılığı sabit bir simgesel belirlenime indirgenir sonra simgeselin kendisi imgesele indirgenir (lacancı simgesel'in eninde sonunda pıhtılaşmış,şeyleşmiş,imgesel akıştan başka bir şey değildir.)
OYSA
SADE ;insanın iyiliğine aykırı çalışan,bu kendini engellemede doyum bulan,patolojik,olumsal bir tutumun paradoksal olabilirliğini ortaya koyar (freudçu ölüm dürtüsündeki esas nokta yararcı egoizm kuralının patolojik gerekçelerle askıya alınabilmesidir.)
20 Nisan 2012 Cuma
Ben ta baştan beri kendimin dışında’yım ,dışsal bileşenlerin bir brikolajıyım
O ,süper egosunu yansıtmakla kalmadı onun süper egosu oldum.
Ve hegel,
Eğer bir bitki bağırsakları kendisine dışsal bir hayvan ise
Dolayısıyla bir hayvan,kökleri kendi içinde bir bitki ise o zaman insan biyolojik bir hayvandır ama tinsel olarak sağlam köklere muhtaç bitkidir.
Ve hegel,
Eğer bir bitki bağırsakları kendisine dışsal bir hayvan ise
Dolayısıyla bir hayvan,kökleri kendi içinde bir bitki ise o zaman insan biyolojik bir hayvandır ama tinsel olarak sağlam köklere muhtaç bitkidir.
14 Nisan 2012 Cumartesi
Rüyada dilsizlik ölümün alışılagelmiş bir tasarımıdır
Sevgi sözü icat etmiş olabilir, memnun kalmadığında ise onu küçümser. sevgilisinin gölgesini çizen erkek, bunun yerine ona bir şeyler söylemiş olsaydı! ancak dilin icadından ve tutkunun doğuşundan sonradır ki,arzu,mevcudiyetini yeniden kavramak üzere ,çubuğun (gölgeyi çizen)parmağa göze,söylem yüklü dilsizliğe geri döner.mevcudiyetin gölgesini resmeden birincisi,sessizce ilk mecazı kullanır.ikincisiyse sözün patavatsız ve fuzuli bir yardımcısıdır.kötü bir eklenti.
Sevginin sessiz dili, dil-öncesine ait bir jest değil, dilsiz belagattır.
Konuşmadan önce sunulan nesne, imgelemi sarar, merakı uyandırır zihni gergin ve söylenecek şey için beklemede tutar-en enerjik dil, imin konuşmadan önce her şeyi söylemiş olduğu dildir.(Avrupalıların jestleri, kendi doğal tedirginliklerinden başka bir şey ifade etmez. sanki dillerinin bütün gücü kollarındadır, bir de buna ciğerlerindekini ilave ederler, bütün bunlar kendilerine pek yarar sağlamaz.)
El kol hareketleri yapmayı öğrendiğimizden beri pandomim sanatını unuttuk. bir sürü gramerimizle artık mısırlıların eski simgelerini anlamaz oluşumumuzla aynı nedenden dolayı.
Nesnelerin resmedilmesi vahşi toplumlara uygun düşer;hiyeroglifli dil tutkulu dildir vahşet,dilin o tutkusal kökenine en yakın noktadadır. Paradoks şu ki, böylelikle yazıya, söze olduğundan daha yakın durmuş olur. zira jest, burada tutkuyu temsil eder, sadece çubuğun hareketi gibi uzayda bir desen çizdiği için değil, imleyen önce bizzat şeyi, hatta onun doğrudan gösterilmiş bir temsilcisi değil, bir imleneni, imlediği için yazıdır. hiyeroglifik yazı birimi alegoriktir. oysa jest ve bakış dili, tutkuyu başka bir yerde ise ihtiyacı ifade edebiliyor ve çelişki bir niyet birliğine ve ya başka bir yerde zorlanma lüzumuna karşılık gelir.
Sevginin sessiz dili, dil-öncesine ait bir jest değil, dilsiz belagattır.
Konuşmadan önce sunulan nesne, imgelemi sarar, merakı uyandırır zihni gergin ve söylenecek şey için beklemede tutar-en enerjik dil, imin konuşmadan önce her şeyi söylemiş olduğu dildir.(Avrupalıların jestleri, kendi doğal tedirginliklerinden başka bir şey ifade etmez. sanki dillerinin bütün gücü kollarındadır, bir de buna ciğerlerindekini ilave ederler, bütün bunlar kendilerine pek yarar sağlamaz.)
El kol hareketleri yapmayı öğrendiğimizden beri pandomim sanatını unuttuk. bir sürü gramerimizle artık mısırlıların eski simgelerini anlamaz oluşumumuzla aynı nedenden dolayı.
Nesnelerin resmedilmesi vahşi toplumlara uygun düşer;hiyeroglifli dil tutkulu dildir vahşet,dilin o tutkusal kökenine en yakın noktadadır. Paradoks şu ki, böylelikle yazıya, söze olduğundan daha yakın durmuş olur. zira jest, burada tutkuyu temsil eder, sadece çubuğun hareketi gibi uzayda bir desen çizdiği için değil, imleyen önce bizzat şeyi, hatta onun doğrudan gösterilmiş bir temsilcisi değil, bir imleneni, imlediği için yazıdır. hiyeroglifik yazı birimi alegoriktir. oysa jest ve bakış dili, tutkuyu başka bir yerde ise ihtiyacı ifade edebiliyor ve çelişki bir niyet birliğine ve ya başka bir yerde zorlanma lüzumuna karşılık gelir.
10 Nisan 2012 Salı
Şefkatli ve şüpheci cümlecik merasimi
Öylesine dürüst ki,böyle kendini kaptırdığı zamanları, bende isterdim
Yaşamın spontan koreografisinde, temel öğelere geri dönmeyi yapım kaygılarından uzaklaşmayı aktör yok metin yok, yok olmasını sende isterdin.
Kişilik mi ?
başkalarının gözünde bu kişiliği dışa vuran işaretleri değiştirmeye başladığında tıpkı konuşanı susturma,işitene masum görünme isteğini bomboş bakışlarda sabitleyen,kıpırtısız suç ortaklığı işaretini,saf tebessümlerin ardına gizleyen cümleciklere dönerek mor ötesi bir aleme aitmişçesine göremeyen ve ona yaklaştığında maruz kaldığı geçici körlükle adeta bir başkalaşımın geçici tazeliğini bulan ve bu kendine seslenen cümlecik o ahenkli kaçak varlığını bir rayihanın mırıltısıyla onaylarken ,artık kendini sürgünde ve yalnız hissetmeyecekti..bu cümleciğin taklit etmeye yeniden yaratmaya çalıştığı şey mahrem bir hüznün büyüsü, ifşa edilmeyen özün titrek şart koşulan törenlerin saniyelik işitilir huzuruydu
Yaşamın spontan koreografisinde, temel öğelere geri dönmeyi yapım kaygılarından uzaklaşmayı aktör yok metin yok, yok olmasını sende isterdin.
Kişilik mi ?
başkalarının gözünde bu kişiliği dışa vuran işaretleri değiştirmeye başladığında tıpkı konuşanı susturma,işitene masum görünme isteğini bomboş bakışlarda sabitleyen,kıpırtısız suç ortaklığı işaretini,saf tebessümlerin ardına gizleyen cümleciklere dönerek mor ötesi bir aleme aitmişçesine göremeyen ve ona yaklaştığında maruz kaldığı geçici körlükle adeta bir başkalaşımın geçici tazeliğini bulan ve bu kendine seslenen cümlecik o ahenkli kaçak varlığını bir rayihanın mırıltısıyla onaylarken ,artık kendini sürgünde ve yalnız hissetmeyecekti..bu cümleciğin taklit etmeye yeniden yaratmaya çalıştığı şey mahrem bir hüznün büyüsü, ifşa edilmeyen özün titrek şart koşulan törenlerin saniyelik işitilir huzuruydu
8 Nisan 2012 Pazar
İkbal peşinde koşma
İçkin bir kopuştan,sizi yakalamış olan bu kopuştan ancak ve ancak koparak terk edebilirsiniz.ve süreklilik,bu kopuştan kopuşun motifidir.,
Sürmekte olan her şey en iyi olasılıkla bir yanılsama, en kötü olasılıkla da bir taklitten ibarettir.
Sürmekte olan her şey en iyi olasılıkla bir yanılsama, en kötü olasılıkla da bir taklitten ibarettir.
Sadakatim kendime uyguladığım terördür
Bir hakikate ihanet etme ayartısına maruz kalıyorum
Kendimdeki ölümsüzü inkar etmek,bir terk edişten,bir bırakıştan çok farklı şeydir.her zaman kendimi söz konusu ölümsüz’ün asla varolmadığına ikna etmem gerekir.çünkü ölümsüz,eğer varlığını fark edersem,beni devam etmeye çağırır;onu ortaya çıkaran hakikatlerin sonsuz gücüne sahiptir.ve sonuçta kendimdeki özne-oluşa ihanet etmem,öznesini biri olarak kendimin oluşturduğu hakikatin düşmanı olmam gerekir.
Kendimdeki ölümsüzü inkar etmek,bir terk edişten,bir bırakıştan çok farklı şeydir.her zaman kendimi söz konusu ölümsüz’ün asla varolmadığına ikna etmem gerekir.çünkü ölümsüz,eğer varlığını fark edersem,beni devam etmeye çağırır;onu ortaya çıkaran hakikatlerin sonsuz gücüne sahiptir.ve sonuçta kendimdeki özne-oluşa ihanet etmem,öznesini biri olarak kendimin oluşturduğu hakikatin düşmanı olmam gerekir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









