24 Haziran 2011 Cuma
22 Haziran 2011 Çarşamba
akış
Geçmişi Topolojik delikle ilişkilendirirken ,gerçeklik uzamımızı,bizim gündelik gerçekliğimizin bir parçası olmayan alternatif boyutun içinde gözden kaybolmuş şekilde hayal edeceğimizi sağlayan torsiyon(hafıza) kusursuz bir şekilde toplarken,kışkırtıcı gelen kaybolmuşluk karşısında tamda yarılmış bölünmüş kalan çaresiz insan,günümüz ikonunun nesneye dönüştüğü düşük kusursuzluğun yüce hedefidir..çağdaş öznelliğin gülünç şeklini yeniden çekmek için yaratılmış olan hafızamı tüm monologlara adayarak görsel şemayı çizdim..
Proses,aptalığı seyretmek üzere akış diyagramında yer alıyor
Proses,aptalığı seyretmek üzere akış diyagramında yer alıyor
18 Haziran 2011 Cumartesi
9 Haziran 2011 Perşembe
gerim sıra
gökyüzünün nabzı atıyor gözlerinde
yüreğinde çarpıştı acı
birazdan yağmur yağacak
ıslanacak ıslanacak
az bulutlu yüzün
yüreğinde çarpıştı acı
birazdan yağmur yağacak
ıslanacak ıslanacak
az bulutlu yüzün
8 Haziran 2011 Çarşamba
önün sıra
Hatırlıyorum da beni böylesi çatılara sürükleyen tüm ötekilerinin hepsini aynı merkezde görüntüleme zevkinin kuşku götürmez mutluluk olduğunu ileri süren şeyin yeterince tanımlanamadan kalmasının sebebi dengesiz bir görkemle acının dile geldiği çocukluk anılarının diretmeleriyle bir teşrihe sürüklenmekti.yerine bir şey konulacaksa hangi şey alacaktı nefreti,baş eğmez bir istençle demir gibi bir inatla taşla ezmiştim 12 küçük kaz yavrusunun ayaklarını,kibar fahişeler gibi dokunmuştum sonra bacaklarına,neşe kaçıran bir alaysılamanın rezil keyfini hor görüyorum şimdi..5 yaşında oynadığım oyunda kullandığım nesne mutlaka gerçek olmalıydı,hepsinin ayaklarını alçıya alırken beyaz tüyleri ve kırmızı gagaları ile gözlerimin önüne dökülen görüntü ile ne kadar benzer izlediğim imgeyle; gözlerim hatalı bir trajedi yolu izlerken,iyilik övülürse,bu uygun eylemle elenir kötülük denklemiyle parmaklarıma baktım ve dudaklarımın ucundan dökülen paramparça yaralaşan an,çelenge dönüştü düşmeden havada asılı kaldı görüntüsüyle
7 Haziran 2011 Salı
6 Haziran 2011 Pazartesi
s-us
s-us ger-çek dediğin organik bilinçdışının sav-ur-ganliğına,özgür ve ilkel olan,çocukluk özlemlerinin alınıp tarihsel döneme taşınmasıyla,dramatik özlemin ,şimdide yaşanan özgürlükle sıkça karıştığı üstü örtülü doyum alanıdır.s-us senin gerçeğin gösterdiğin sürece ötekisinin gerçeğim dediği yanılgıyı tekrarlar..iki yüzlülük içinde kabul edilen ger-çek ilkel tepilerin izlenerek göz ve geçmiş arasına yaptığı sabit çekim fragmanıdır...düş uyuyanı olmayan mitoloji,mit uyanık düşüdür insanın...s-us gerçek sadece senin sit alanında görünendir..lakin doğa açıklanıyor,insan anlaşılamıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





