Hatırlıyorum da beni böylesi çatılara sürükleyen tüm ötekilerinin hepsini aynı merkezde görüntüleme zevkinin kuşku götürmez mutluluk olduğunu ileri süren şeyin yeterince tanımlanamadan kalmasının sebebi dengesiz bir görkemle acının dile geldiği çocukluk anılarının diretmeleriyle bir teşrihe sürüklenmekti.yerine bir şey konulacaksa hangi şey alacaktı nefreti,baş eğmez bir istençle demir gibi bir inatla taşla ezmiştim 12 küçük kaz yavrusunun ayaklarını,kibar fahişeler gibi dokunmuştum sonra bacaklarına,neşe kaçıran bir alaysılamanın rezil keyfini hor görüyorum şimdi..5 yaşında oynadığım oyunda kullandığım nesne mutlaka gerçek olmalıydı,hepsinin ayaklarını alçıya alırken beyaz tüyleri ve kırmızı gagaları ile gözlerimin önüne dökülen görüntü ile ne kadar benzer izlediğim imgeyle; gözlerim hatalı bir trajedi yolu izlerken,iyilik övülürse,bu uygun eylemle elenir kötülük denklemiyle parmaklarıma baktım ve dudaklarımın ucundan dökülen paramparça yaralaşan an,çelenge dönüştü düşmeden havada asılı kaldı görüntüsüyle
