
antogonist..
Jean valjean sendromu yaşamana rağmen ,insan organizmasının her şeye en çabuk alışan canlı olabilirliği, görme yetisine uyum sağlarken duyma yetindeki ciddi sorunu ortaya koymuş olmasını homo faber tiplemesi olarak görmemi sağladı, mao’nun proleteri gibi çekiç sallayan ellerin,sadece ellerine odaklandığında,gözden kaçırdığın detaylarda,duyum için gereken sabır,zihnimde görünmez bir reostayı çevirerek,ışığı yükseltebilen bir yeteneğe dönüşebilir di…varoluşun yönüyle epeydir uğraşıyorsun,tıpkı benim gibi ,peki mea culpa ilkemize bu ters düşen dıştan içe doğru sızma telaşı neden..karanlığın rengine gözlerin görüş mesafesini,geçmişin rollerinide kendi rollerini eşitleme yarışı olmasın..,parmaklıkların görünmez demirleri elmastan daha serttir,ışıltısıyla oyalanırken,duyumsamaktan çekiniyorsun..küresel bir adaletsizliğin kuramlaşması benzeri bir sıkıntıyla arayışında sadece yüzünü göreceğin bir madde nedenin, metafiziğin olmayan doğasın da zaman, senin içinde boğulacağın belleğinin ise sınırlarını aşacağı bir kışkırtılmış düşe dönüşünce ,agonist tavrının karşısında,geri dönüşsüz bir antogonistle karşılaşma gerçeğiyle savaşmak zorunda kalacağındır..