
En fazla arzu edilir haliyle ataraxia ile yaşamak,evreni içime yansıtan,tüm karanlığı geceyle eritip coşkulu bir aydınlık hızıyla,içimdeki dehlizleri genişleten,embiriyotik eril element;zamansal sonsuzluk mekansal sınırsızlıkla duygularımın çıkarımı olan kendimi özgür kılıyorsun..içimde bir çocuk gibi devleşirken,içimdeki dokuya,barışçıl kozmik elementler yığıyorsun..markandeya sembolleriyle çemberleşen dönüşlerinde kendisiyle sürekli hesaplaşan,kendini tanıyan ekin anlayışınla evreni temsil eden bakışlarını döküyorsun ..aynı zamanda ,aynı zamandalıkla peş peşe dışavurumların düşsel idilin ve ıssız sıfır boşluğu korkusunun varlığını,enerjinle; yok oluşuna seyirci olan bakışlarıma ekiyorsun…mutlak görüngüler dünyasındaki kutuplara yaratıcı bölünüşlerinle lucifer etkisiyle çoğaltıyorsun bakışlarımdaki ve içimdeki dokunun verimliliğini…tırtıl kozasına hapis olan acının doğumuyla,mutluluğa dönüşüyor hazzım..inanıyorum yaşamın yaratıcı kıvancı,albenisi,baştan çıkartıcılığıyla,hem elmayı yiyen,hem elmayı yetirten hem de elmanın kendisi olan dönüşümüne..bakış acımı üç boyutlu perspektife döken ışığın dağılıyor üzerimde..şiva …brahma… vişnu..zifiri karanlıklarda öpüyorsun beni…devi tanrıçaları uçuyor dudaklarımdan….