Sayfalar

3 Kasım 2012 Cumartesi

v-10-



ruhun,bedenin ölümünden sonra,zaman dışı varlık statüsü kazandığını,daha yüksek düzeyde var olduğunu düşünen,tüm inananlara göre metafiziksel kanıta gerek duyulmadan huzurla ölümü kabulleniş,ezeli ve ebedi düzenekte tanrıyla olan alışverişlerinin,tüm dökümlerini görebilme inancı ahlaki anlamda ,vicdani anlamda iyi insan vasfına yönlendirmesi gerekir..inanan için bu dünyada yaşamın bedelini ölümden sonra verme kaygısı onun davranışlarına düzgünlük kattığı düşünülür..oysa sorgunun ölümden sonra olması inancı kişinin tüm eylemlerine sorumluluk katması gerekirken sorumluluğunu erteleme zaafıyla çakışır zaman zaman,..inancı olmadan,yani empirik ve bilimsel kanıtlanmayla tanrıyı kanıtlamayan birisi,yani inanmayan için ise korkusuz yaşamak ,özgür yaşamak,vicdansız yaşamak değildir..yaşama yayılan bir sorguda,organikten inorganiğe dönüşte bedenin sorgulanarak erirken iyi insan olma yolunda ,insanca hayatın sonunu huzurla beklemektir..ölüm korkutucu gelir..çünkü deneyimleyerek nasıl bir duygu olduğu bilinmediği için,bilinen duygu korkutsa bile bilindiği için kişinin savunma sistemini devreye sıkar..ölümde savunma sistemi,sen ben o hiçbirimizde ,insanda yoktur..çünkü insan ölümsüz değildir..kabulleniş ve sorgulanarak,kendini iyi insan yolunda doğrularıyla bütünleşerek yok olmak sadece ve sadece huzur ve bitişe konulmuş son imzadır…inanan ve inanmayan içinde tek gerçek son ölümdür..inanan ve inanmayan içinde tek gerçek doğru insan olma yolunda hayatı tüketerek sonlandırdığında son fotoğrafta kendini vicdanen huzurlu olarak sona teslim etmektir.. gerçekte tüm insan etkinliğinin en derin eğilimi,bir dengeye doğru yürümektir