Sayfalar

3 Kasım 2012 Cumartesi

ö.ç-36-



Boşluk duygularımın amansız genleşmesiyle ortada var olan algısal merkezim genişliyor..yalnızlığımın metafiziksel görüntüsü dirençli,saydam bir zara dönüşüyor …geçirgenliği sadece kendine yönelik acıların ,moleküller düzeyinde tepkimelerle kendi küremin içinde aynı şiddetle patlaması küremin saydam zarında üç boyutlu resime dönüşüyor…verdiğim kararların düşlerini izliyorum şimdi..görsel algıladıklarım ,belleğimi bir zamana iliştirilmişken ,dondurulan canlı değişimleri hareketlendiriyor..bir anda ağır bir ahşap kokuları arasında çürüyen dokular yağmur damlaları gibi dökülmeye başlıyor, algısal merkezimden nefesim soluyor hızlıca ,çürüyen dokulardan geçiyor görüntüyü parçalayıp renklere bölüyor,siyah ve beyaz iki uçta sabitleniyor. akıl dışı olan siyah uçta,korkularımı yok saydığım düşlerim yansıyor, kimilerinin korkularını yok sayarak var ettiğim soyut zamanın ölülerinin benzemediği illüstrasyon bir görüntü bu…izledikçe içine geçerek karanlıklaşıp kendimi unuttuğum ve sustuğum sadece izleyerek yol aldığım ayak izlerine dönüşüyor..her ayak izinde kendi ayağımın boyutlarını taşmayan bir beyazlık var,her beyazda somut zamanın yarattığı ağırlık ölçüsünün değişkenliğiyle derinleşen acının, gayri-kimyasal bağla gelişmiş bir tepkisi var..her adımımda , ayak izlerinde kendi dokularımın somut canlılığını eritiyorum..organik eriyik ayak izlerini kapatıyor,daha hızlı koşuyorum,daha hızla kapanıyor..