Sayfalar

10 Haziran 2010 Perşembe

v-49-



Sırdaş bir zamana
çekilerek küçülüyorum,
törpülenmiş kör yoksunluklarla
bir saat yortusunun arifesini kutluyorum.
gerçeğin kendisi kadar köktenci
doğrunun açısı kadar dar
bir vakitten,
ışık ve beden çalıyorum.
yatakta büzülür gibi
köşedeyim..
bir üçgen boyutunda
ayakta kalan korkularım,
yokluğunun üzerinden
yansıyor gurura
köşedeyim….
burnum dik
açım yine doksan derece
ilk hiçten çıkan
zehirli bir iksire dönüyor gölgem
bilmek istiyorum
neye karşı içsel bir yansımayım
kime karşı
İçkin bir düşte
simyacı bir bedenin
eklentisiz nüktesiyim
köşedeyim…
burnum dik
açım yine doksan
...................................


Varlığını parçalayarak,
bir noktürün gecesine düşüyor yine sesin.
arsenik içmiş bir bedenin,haykırışlarındaki
acı kadar keskin
kadehimdeki içkinin
ana maddesi kadar ferah.
gözlerin düşüyor
derinliği ve yoğunluğu süzen bakışlarını
kadehimde seyrediyorum.
sesin ise tüm bedenimde
işitsel,dokundukça çırpınıyor…
yine yakalayıp durdun,
zamanda dokundun bana
boyutum sesinle bölünüyor
gecede.
vakur ve bağımsız geziyorsun
tüm bedenimde
gezdiğin noktalarda
bir tek gururum çiğneniyor
lanet olası gururum.
sesinle
tüm bedenim yine çığlıkla sana geçiyor
yine sana karşı,yine soyutlanmış nöbetiyle..
bedenimde yer değiştirerek biziz.
değişkenliğin tutkusuyla
bedende soluyup
nefeste terliyoruz.
sessimiz parçalıyor
saydam olan geceyi
kırılmadık tek cam
içinde saklı gözlerin olan kadehim.
bir dikişte bakışlarını yudumluyorum
dünden bedenimde kalan güneşle eriyorsun içimde,
yalayarak geçiyorsun gırtlağımı
toplanıyor sesin ruhuma
artık yine bensin..
doğal bir felaket gibisin…