
karşıt çatışmalar
Karşıt eğilimler,bir bedende uzlaşmaz olup,kaynaşmaya yönelik birlik kurulamamış,etkinlik gösteren çelişkiler onu bireyi öylesine etkilemiştir ki,bunu genel bir yasa olarak,yani herhangi bir öğenin varlığını zorunlu olarak,kendi karşıtının varlığını gösterdiğini kabul etmiştir…..jung karşıt eğilimleri açıklarken;dışadönüklük bir dişilik,içedönüklük ise bir erkeksiliği,yüzeydeki bir dışadönüklük,gizli bir içe dönüklüğü,dıştaki bir düşünme ve mantık yürütme üstünlüğü,içteki bir hissetme üstünlüğünü anıştırır diyerek yorumlamış ..evet güzel bir yorum..fakat bu yorumla kalmamış ileri giderek bu karşıtların çatışmadığını birbirini tamamlayan şeyler olduğunu ifade ederken,her ikisini de benimsemek ve bütünlük idealine yakınsamaktır,tek yanlı gelişmeyi nevrotik olarak değerlendiren jung bu kavramları tamamlayıcılar yasası içinde formüle etmeye çalışmıştır…ne var ki bu karşıt eğilimleri bütünleşmiş bir kişilik içinde hiçbirinden vazgeçilmeyecek olan tamamlayıcı öğeler içerdikleri doğrudur,ama esasında zaten bunlar nevrotik ürünler olduğu için birey ısrarla bunlara tutunur..mesela içedönüklük,insanlardan uzak olma kendi duygularıyla,düşünceleriyle ve hayal dünyasıyla başkalarınınkilerden daha çok ilgilenme eğilimlerini doğal bir eğilim(yani yapısal olarak oluşan ve deneyimle pekişen eğilim)olarak değerlendirilseydi,jung’un bu sonuçlandırması doğru olurdu,ve bireye dışadönüklük eğilimlerini göstermek,her iki yoldan birisindeki tek yanlı gelişmenin tehlikelerine dikkat çekmek ve her iki eğilimi de benimseyip bunlarla yaşaması için onu yüreklendirmek olurdu..ancak içe dönüklük,başkalarıyla girilen yakın ilişkilerde yükselen çatışmalardan kaçmaya yönelik bir araç olarak ele alırsak,onu dış dönük olmaya özendirmek değil alta yatan çatışmanın nedenine yönelik davranılarak,yürektenlik amacına ancak bu çatışmalar gerçek anlamda çözüldükten sonra yakınsanabilir…işte tam bu noktada Robert Louis stevenson’un dr. Jekyll and mr. Hyde öyküsündeki bu tür çelişkinin dramatize sunusuna dikkat çekmek istiyorum…onu bir yandan iyilik dolu,duyarlı cana yakın,yardımsever biri olarak,öte yandan ise vahşi acımasız kaba ve bencil birisi olarak görürüz..,bu öyküde çift kişiliğin klasik örneklenmesindeki ana teme insanlardaki çatışan öğelerin,karşıtların birbirinden ayırma olasılığı çerçevesinde kurulmuştur..hatta kendi içindeki iyiyle kötü arasındaki zıtlaşmanın ne kadar köklü olduğunu algıladıktan sonra dr. Jekyll der ki;günün erken bir saatinde,bu öğelerin birbirinden ayrılmasına ilişkin düşünce üzerinde sevgili bir düş gibi,hazla oyalanmasını öğrendim..eğer her biri,dedim kendi kendime,farklı kimliklere yerleştirilebilseydi,yaşamda katlanılmaz olan her şeyden kurtulmuş olurdu…nevrotik bölünmelere ilişkin verdiğim öyküye kesin bir çizgiyle bağlı kalmaktan ziyade temel uyuşmazlıklara yönelik örneklemeler sunarak pekiştirmektir..soruna köken açısından yaklaşmak,bilinçdışı öğeler ve anlamı potansiyel düşmanlığa sahip bir dünyada çocukluk dönemi duyulan yalıtılmışlık ve çaresizlik duygusu olan temel çatışma olarak dediğimiz alana geri dönmenin gerekliliğidir..bu konuyu yaymadan bu alana ait bir örnekle değerlendirirsek,çocuğun çevrede olan ikiyüzlülüğe yönelik duygusudur..bu,annesinin ve babasının sevgilerinin,cömertliklerinin,dürüstlüklerinin vb bir aldatmacadan başka bir şey olmayabileceği duygusudur..çocuğun bu hissi kimsen gerçekte ikiyüzlülüktür..ama unutulmamalıdır ki,bu duygunun bir bölümünü,onun büyüklerinin davranışlarında yakaladığı çelişkilerin tamamına gösterdiği bir tepki olabilir..ve çocuğa anne ve baba arasındaki sevgi ve tartışmalarda taraf tutma zorunluluğuna yöneltmek,dengesi sağlanmamış sorumluluk yüklemek(az veya çok)bireysel gereksinimlerine saygı duymamak,aşırı koruyuculuk,haksızlık ayrım gözetme,yerine getirilmeyen vaadler vs….işte tam bu noktada rahatsız edici koşullar altında ezilen çocuk,varlığını koruyabileceği,ve ona göre bu düşmanca dünyayla başa çıkabileceği yollar arar..kendi zayıflığına ve korkularına karşın bilinçsizce,çevresinde işleyen güçlere karşı savaşma taktikleri geliştir..bu öz amaçlı bir strateji değil,ayrıca kişiliğin parçaları olan kalıcı kişilik eğilimlerini de geliştirir..işte bunlar içte çatışan karşıt nevrotik öğelerdir….