
Bay ostrojen,beni aradığında hala cumadan kalma kesme eğilimlerimi yenememiş ve seweeney todd psikolojisi ile dinlediğim müzikalin coşkularıma olan etkisi ses tonuma yansımış olmalı ki,hafta sonuna yapacağımız planı benim ön gördüğüm plana yönelerek,tamam iki gün çadırda sana tahammül edeceğiz demişti..prometeus’la konuştun mu dedim,tamam oda geliyor dedi,hiçbir şey almamalarını tekrar söyleyerek telefonu kapattığımda,onları nedenli sevdiğimi içime yayılan sevecenliğin sıcaklığını hissettim..ikiside psikiyatrist ikisi de aynı zamanda maniktir..ikisi de benim vazgeçemediğim alışkanlığım dosttum,cinsiyetsiz duygularımdır..saatlerce dinlerler beni ,dinlerim onları..bay ostrojen katışıksız bir ruhtur yalındır,ostrojen tutkusunu hiç reddetmez,kasıntı yapmaz,her türlü ironi ve latifenin altından egosunun üzerine tırmanan gülüşlerini salar,dudaklarından..prometeus ise çılgınlığını eşitler bana,hatta yarış eder benimle dominant gösterilerde bulunurken ,defalarca kazaya kurban gitse de,sevimli bir rekabet hırsı vardır..bana aşık olmamak için rekabet ettiğini söyler duygularıyla..şair ruhludur,felaketimsin der gözleriyle..içtiğim şarabı yarım bırakıp kalktığımda hem on gündür yaşadığım olumsuzlukları hemde uçan manyayı üstbenime taşımadan iki gün benim için ,bir dinlenme aşamasında yanıma almamam gereken iki şey olduğunu biliyordum..her zamanki saatte uyandım..arabanın arkasında her zaman hazır olan uyku tulumları ve kamp malzemelerini kontrol etmedim..şarapları ve hazırladığım küçük birkaç malzemeyi yerleştirdikten sonra onlara hazırladığım sürprizle nasıl zevk alacağımı geçirdim aklımdan …kararlaştırılan saatte hepimiz hazırdık..
Her şeyi aldın değimli,bir kontrol edeyim dedi pro..heyyy aldım dedim ya..yiyecek ne aldın..sürpriz,ayrıca bol miktarda şarap aldım..go takımını aldım mı dedim bay os evet dedi bandanasının altından pırıl pırıl parlayan gözleriyle..pro yine huzursuz, sen ne zaman sürpriz desen en boktan olayları yaşıyoruz hadi hayırlısı,yaa bu çocuğun beni tanıma şekline bayılıyorum sadece kikirdedim,gördünmü os,bu yine bir şeyler karıştırıyor….os her zaman şöför olur,çünkü ikimizinde araba kullanma şeklini beyenmez,birbirinize kanıtlama gereksinimiyle yapmadığınız aptallık kalmıyor der..sanırım haklıda..neşeli bir yolculuktu hatta yine çıplak ayakla dayanamadığım otlakların önünde koşmama musade etmişlerdi..
Her zamanki kamp yerine geldiğimizde,alanımızı çizip çadırımızı kurup ortamımızı hazırladığımızda vakit bir hayli olmuştu..pro açıkmış çantaları karıştırıyordu..hemde çığlık çığlığa bağırıp pis vegan seni pis vegan bizi açlıktan öldürecekmisin diyor,bay os ise kesinliklikle tahmin ettim fantezilerinin kurbanı olacağımızı diyerek somurtuyordu..kesinlikle böcek yemeyeceğim,ayrıca o iğrenç bitki köklerini de dese de ilerleyen saatlerde doğadan bitki ve ot toplamaya çıktık…pis pro,üç beş konserve atmış çantasına..herşeyi konuştuk yine,öfkemizi,kırgınlıklarımızı,topladığımız anlamları..içimizde büyüyen boşluklarımıza yönelik direnişleri,direnmelerimizi…ben keman çaldım,pro gitar ,os ise o muhteşem sesiyle eşlik etti..ve hep beraber http://www.dailymotion.com/video/x1gu6g_cinderella-rockefella-1968_fun..söyledik..onları çok seviyorum canlarım..onlar çadırda uyurken ben çadırın dışında horlamalarını da dinlesem..onlarla geçirdiğim anların yerine hiçbir şeyi koyamıyorum…sizi çok seviyorum..