
Ötekine karşı saldırganlığımız,esasında kendimizle olan münakaşamızdır.Bu söz dizilimiyle başladım bu gün , güne ve günün getireceklerine;yazacaklarım ise dünün getirisinin bu gün bedenime sıvanmasından ibarettir;sen şu sun mantığına itafen,diğerlerinden ayrıştırılarak , farklısın mesafesine yönelik..eksik duygu saplantı ve sadizm ve bu kaçınılmaz karekterlerin beni tanımlarken kullandığı farkındalık;peki farkındalık nedir o halde ; imgelerle sevişmek mi….. bildiğimiz imgeleri ve yine sanırım sen şu sun mantığına indirgeyerek başlanan kelimelerle yeniden anlam kazandırmak post modern bir yaşamın kapitalist persentilinde ivme yapmış peptitlerin emosyonel hazzından öte nedir ki. genetik hafızanın kara deliklerinden acı boşalıyor,okşadıkça kendi imgeciliğini övüyor..ve bu yaşamla insan bir sanat ürününe bakıldığı gibi cinsiyet ayrımına gidiyor,ve yine bilginin cinsiyet boşluğunda çoşkusal boyutta çatlak bir kurbağa yumurtası aceleciliğiyle nefes alma eğilimi gösterip, kendi bilinç filtrelerinde tortulaşmış düşlerinin,düşlerinin kendi öz kelimelerine düşerek cinsiyet ayracı oluyor.Erilin dilindeki saldırgan imge beni bir feminist yaparken, sutyen ve korseyle farklılaştırılıp var olmayan bir imgeye dönüştürülerek erişilmesi imkansız bir güzellik kurgusuna eklemlendirirken,ben neredeyim ,onun anlamının içine dahi girememişken bana yönelmiş olan sözler , kapitalizmin rekabetçi düşününün kırık ayna yansısı değimlidir.. iki dünya savaşı sonrasına sabitlenmiş imgeleri , geç deneyimlerin erkeksi protestosu şeklinde kataleptik vurgularla yansıması,kırık aynada bölünen cinsiyetin, taraflı olarak kendi içine tekrar yansıması değimlidir..kendileriyle öteki arasına coşkusal bir uzaklıkla koymaya çalıştıkları mesafede, yüzeysel olarak iyi geçinebilme nedenine oturttukları zorlanımlı ihtiyaçlarının ana maddesini,öz yeterlilik değil,kendi ihtiyaçlarının sınırlarını ,ötekinde aşma eğilimidir..ötekinde aşılmaya çalışılan temelde eksik bu duygu,saplantı ve sadizmde ortak özellik göstermesine rağmen;yapısal sapıkla yapısal saplantının herbiri kendi özgünlüğüne sahiptir (sado-mozoşist cinsel düşlemeler olmadan ,saplantılı olunmaz).hem saplantılı hemde sadist,her ikiside cinsel enerjinin evriminde anal döneme takılıp kalmışlardır.güdüsel düzeyde her ikiside baba imgesinin işlevini yaparak savunmalarını seferber ediyorlar....
ve günün analizi :
sahne:kırık ayna ;
tema:eksiklik duygusu
rol:saplantılı sadist
final:kendi ihtiyaçlarının sınırlarını ,ötekinde aşma eğilimi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder