
Birkaç gündür sabah koşarken karşılaşıyoruz;sanki karşılaşmaktan öte zaman ayarını ,benim koşma saatime ayarlamak gibi özel bir çabası var..bu çabadan öte sempati duymamı sağlayan sanırım erken uyanarak,bedenini kontrol etme girişimi..ona sempati duyuyorum ve bu sabah tüm sempatik girişlerine ilk defa tepki verdim..şaşırdı çok hem de, tökezler gibi oldu önce sonra toparlanma aşamasında onu geçtim,ve aramızdaki mesafeyi daha hızlanarak açtım..sonra 16 yaşımdaki sık sık aklıma gelen bir anı,yeni bir ışıkla kendini gösterdi..arayı olabildiğince açmak..çevremdekilerin bu yolla takılmamalarının sebebini,olumsuz bir biçimde ayrıma gitme sebeplerini,haklı olduklarını bir kez bile düşünmediğim ve bir gerçek olarak kabul ettiğim davranışımı,hatalı olup olmadığını neden incelemeyi düşünemediğimi gördüm..hiç erkek arkadaşım yoktu,okulun en güzel kızı sıfatına sahip olmama rağmen hatta tüm sosyal faaliyetlerin aranan ismi olmama rağmen,yoktu…okulun voleybol takımının kaptanıydım ve takımda erkek arkadaşı olmayan,hatta teklif bile edilmeyen tek kişiydim..kızlar bunu bana fazlasıyla kullanır,beni yaralayacak şekilde imalarda bulunurlardı..bunu bana baskı aracı olarak kullanan sınıf arkadaşlarım vardı,ama nerdeyse hatta tamda öyle,yalnızdım..arabayla alınır başımda korumayla okula gidip gelirdim..eve gelince odama kapanır saatlerce aynaya bakar,kendimi hergün biraz daha çirkin bulurdum,annem prensesim,görmüyor musun bir bak kendine,lütfen bak ne kadar güzel olduğunu görmüyorsun dediğinde öfkelenir,peki ama neden neden derdim,kendime..okullar arası voleybol maçlarında diğer kızlara tezahüratlar olurken ,daha çok hırslanırdım..maç sonrası arkadaşımın birisiyle kavga etmiş o hırsla onu yere indirmiştim..narsizm,ben’in ideali’nin en gelişmiş biçimlerinin düzeyinde doyum bulamayınca,en ilkel biçimde doyum arar.ben’in ideali yerine,bir tüm ben bu amaçla karşı sınırlayıcı teknikleri kullanır..okula henüz yeni başlayan ve tüm kızların platonik duygular yaşadığı,onu görünce salya sümük oldukları beden eğitim öğretmeni,yanıma gelmiş ‘’hayatımda gördüğüm en iyi kroşeydi demişti’’..sonraki günlerde tüm voleybol çalışmalarımıza katılıyor ve inanılmaz bir ilgiyle beni takip ediyordu..son sınıfa geldiğimizde,daha yılın başında benimle özel ilgilenmeye başladı,çok yetenekli olduğumu söylüyor, hatta kimi zaman araya çok güzel olduğumu ekliyordu..ben yine burnumu atmosfere diker,aradaki mesafeyi hızla aralamak için bedenime eziyet eder,herkesten daha fazla antreman yapar,üstelik hafta sonları hem spor salonunda hem de tenis de bütün günümü harcardım..hatta beraber koştuğumuz zamanlarda onu hep geride bırakmanın hazzını işlerdim içime..ve okulda nerdeyse tüm arkadaşlarım arasında yine istenmeyen tek kişi olmuştum..ve bir gün benden çok hoşlandığını söylediğinde,herkesin taptığı bu adamı,hiç ilgimi çekmemesine rağmen olumlu tepki vermiş ve o hırsla öğretmenimle yatmıştım..ve bu ilk deneyim;özerklik arzusu yoksunluğuna tepki olarak şiddetli bir saldırganlık ve öz saldırganlığından korunması gereken üstün-güçlü sosyal babanın araştırılmasından sorumlu olacaktı..cinsellik ise kendi payına doğası gereği her zaman sadist olan erotizme geri dönecekti..tüm yeteneklerime ve başarılarıma rağmen ve hattasağlam denilen karakterimi okulun kültürel ve ruhsal-duygusal terörüne kurban etmiştim..iki düzeyde terbiye edilmiştim;narsizm ve özerklik ve özgürlük arzusu……mezun olurken başarılarımın önüne güzellik ve yattığım beden eğitimi öğretmenim düşmüştü..bana aşık olduğunu söyleyen bu adamla hiç görüşmedim bir daha,tüm ısrarlarına rağmen aramızdaki mesafeyi daha hızlı aşmaya çalıştım..ve öylede oldu..kibirliydim,en iyisiydim,en güzeliydim,en başarılısı,en yeteneklisi ve öğretmeniyle yatan ‘’en’’öğrenciydim..bu en mesafesi hep eşitliği bozan,her gün beni yalnızlaştıran,en fazla düşmanı olmayı sağlayan tüm enleri içinde barındıran en boktan kazanımdı..hala kurtulamadığım arayı açma mesafesinin,en çok canımı yakan kırbacıydı..enleri şimdilerde kırbaçlasam da enleri kırbaçlayan yine en’im… erdemin peşine koştuğum her an,tam doyum aşamasında yalan ve çürümenin içinden tamda sıyrıldığımı düşündüğüm anda..yine karşımda duran bir en mesafesi arayı açmamı sağlıyor… bu patolojik edim;mirasımdır..yemekle bitmiyor…çocukluk miraslarıma babamla birlikte kadeh kaldırırken ,kadehimi en yükseğe kaldırıyorum…şerefe…