Sayfalar

5 Haziran 2010 Cumartesi

v-18-


pi mezon dönüş

Dış dünyanın reprodüksiyonu,eyleme kılavuzluk etmekten öte,bir model tasarlamaya,bir model ortamında kitle uyarlanmasına yönelik..kişisel gözlemleri ve eklentileriyle kendi kişisel ürünleri olmayan modellerde doğruluk derecesini toplumun ön kabullerinden geçirerek,oluşturulan tasımlarda,sanırım fotonlarda şifrelenmiş ve kişiyi tamamen etkisi altına almış stimule bir becermişlikle doğan değişim hızının gelgeç hodbinlikleri bunlar..kozmik arkaplan radyasyonunda,ikiz kutuplu protonların çekim etkisi mıknatıs gibi manyetik alanlıdır..bunlardan öte benim düşündüğüm zamansızlık,nasıl bilinmemezliktir ki bu,pozitif ve negatiflikler birbirlerini itmeye bile zamanı kalmadan yeni oluşan bir partiküle dönüşebiliyor..mezon alışverişinin durduğu an fiziksel alemin yokluğunu çağrıştırıyor..kozmik bir radyasyonda devir eden onca anı,onca sinyal onca bilgiden kaynaklı görüntü manyetik bir levitasyonda füzyona uğrayabiliyor…bilginin,birey üzerinden özgürleştiğini düşünemiyorum,bilginin bireyi baskıladığı kesin,yetenekli ve akıllı diyebileceğimiz bireyde bile zamanla bilgi düşman oluyor…kendini gerçekleştirme doyum noktası denilen kavramı geliştiremediğinden,bir çeşit baskı unsuru olarak seni yeni bilgilere itmeye zorluyor…zamanla her şeyi bilmeliyim,öğrenmeliyim diye seni düşmanca bir itkiyle baş başa bırakıyor,ve her sorgudan ,her labirentten sonra doyumsuzluğunu genişletiyor..herkesten önce geçtiğin labirentlerden sorgulardan sonra tepede yalnız kaldığında,onca biriktirdiğin deneyimin,deneyin bilginin ürünü olan,bilinç düzeyinle sadece seyirci kalabiliyorsun,ve ümit etmeye başlıyorsun,paylaşımda bulunacaklarınla….bilginin değişim hızı,bir zamansızlıkla seni her seferinde kendine benzetirken kendi hızına ayak uydurmaya zorlarken,bilemeyeceklerinin artış hızı düşüyor önüne..mutlak bir gerçekleştirme olmayacağını görerek,bilginin etrafında kozmik dönüşlere başlıyorsun,bir kozmik çarpışma olsa da dünyaya düşsem diğerlerinin yanına diye,onların bildikleri kadar bilsem ama onlar kadar mutlu…hatta dogmatik bilgiye teslim olsam sessizce bir huzuru dinginliği hissetsem…oysa bilinmemezlik bende ,mezon alışverişinin durduğu an gibi fiziksel alemin yokluğunu çağrıştırıyor…çekirdekteki bu bilgi şifresine,bu enerjiye uzattığım ellerimi göremiyorum,ellerimi her uzattığımda karşıt bir bilginin varlığını hareket ettiren bir enerji ellerimi parçalıyor,sonra düşüncelerimi bir anda kozmik arkaplan radyasyonunda uçuşan organik maddelerimin donduğunu görüyorum,psişik bir çemberde kendi gerçekliğinin yasasını cinsiyete bölenlerin çelişkisel kavramlarına çarpıyor,benden sonrası benden öncesi diye..zamansızlıkta donmuş bir anın enerjisiz duruşu ile düşüyor organiklerim,ilk enerjinin ötesine bilgiden sonrasına pi mezon bir dönüşle…kokusuz bir renksizlikle…

Hiç yorum yok: