
hiç bir zaman rahat bir ''can çekişme''ye tanık olmuyoruz,hatta artık yaşama uyum sağlamayan bir organ bile,ölüme karşı savaşım verir..doğal,rahat ölümgüdüsünün soğuk kanlılığını dışavuran ölüm,belki de yalnızca ölüm güdüsünün ağır bastığı fantastik arzumuzda olabilir.yaşam nasıl bir doğum sarsıntısıyla başlıyorsa,her zaman da öyle bir yıkımla bitiyor..her şey,can çekişme durumlarında bile,sanki ölümü doğum imgesine göre biçimlendirmeye yönelik geriye dönüş özellikleri ortaya çıkacakmış gibi geçer..doğum imgesi,can çekişmeyi hafifletir..sıkışık anlarda son solunum hareketleri hızlanır,ve ölümle tam bir uzlaşma sağlar. ve cinsel kavgadaki boşalmada olduğu gibi tam bir dinginlikle hoşnutluk belirtileri görüntüler..ölüm uyku ve cinsel birleşme=anne karnına geri dönüşümün çekirdeksel anlamına denk düşer..ve freud der ki;tüm yaşamın amacı ölümdür,çünkü cansız canlıdan önce vardır ve kimilerine göre felsefi soytarılıkla nietzsche der ki;tüm inorganik madde,organik maddeden,ölü organik maddeden gelir;işte hayatın özeti=ölü vucut insan