Sayfalar

27 Temmuz 2010 Salı

-22



Önceden uyarılmış olan önceden silahlanır,şimdiki zamanla geçmişi bağlayan bir çok zaman olgularını kullanmayı öğrendi insanlık,geçmiş zaman duygusuyla yaşlı kişilerin anılarıyla yaşamayı öğrendik,tarih bilgisiyle,sanat müzik edebiyatla geçmiş zamanı zenginleştirerek yaşamayı öğrendik,eğitimle ülkesinin geçmişi yer yuvarlağı,eski yunanı,romayı ortacağ derebeyliğini,Fransız devrimini,dini kitaplarla öyküler efsaneler öğrendik..sonu gelmeyen savaşlar,devrimler kalkışmalarla öylesine doludur ki, şimdideki bilgilerle ilişki kurmayı öğretir ,eğitim sistemi..şimdi ve geçmişten başka bir gelecek dilimi yoktur eğitim sisteminde ve zaman koşarak geldiğinde öğrenilmiş geçmiş bilgiyle çakılır kalırız şimdiye..ortaçağ insanı ölümden sonra yaşama sıkı sıkıya bağlıdır,cennetin ve cehennemin canlı resimleri ile tamamlıyordu düşselini ve bizde öğretilenlerle şimdiye kadar ki düşlerimizde geleceğe uyum sağlayacak,gelecek zamanın geçici yaşamının biçimine,sesine kokusuna,tadına ilişkin devingen,doğa üstü olamayan görüntüleri yaygınlaştıracak bir zihin için prova yaptırılmadı..düş eylemin provasıdır diyen Freud bile geçmişi zihnimizde yaratmakla kaldı..gelecek zaman duygusunu zenginleştirecek bir miras satın almadık,fenomende,kökü gelecekte olan ne bir nesne,ne bir dost,ne bir akraba,ne bir akraba yoktur ama düşte yoktur,düşü harekete geçirecek edebiyat ürünü,sanat ürünü,biyoloji ve psikoloji sosyoloji’de geleceğe yönelik içerikte yoktur..biz hala tarih öğreniyoruz,gelecek diye bir bilimimiz ve dersimiz de yok,Romalıların derebeyliklerin sosyal yapısını öğrenirken şimdiyle kıyas yaparken geldiğimiz noktayla övünüyoruz,geleceğin getireceği olasılıkları ve olanakları sistematik olarak öğrenmediğimiz için zamanın hızına karşı doyumsuz dengesiz ve savrulan olarak kalıyoruz.oysa gelecek şimdiki davranışlar üzerinde çok önemli ve istenmeyen roller oynar.(misal çocuklarda benlik nereye gittiğinin ve ne olacağının bir geri yansıması sonucu oluşur..ve bu görüntü çocuğun belirli noktalarda ne olmak istediği kavramı aracılığıyla oluşur..gelecekte belirlenmiş rolün görüntüsü,çocuğun beklediği yaşam biçimine anlam veren ve onu düzenleyen bir olgudur.kesin olarak belirlenmemiş yada işlev olarak varolmayan gelecekteki roller,toplum tarafından değerlendirilen davranışlara ilişkin olarak anlam taşımaz.okuldaki çalışmalar,orta sınıf toplumun kuralları ve anababa disiplini anlamını yitirir.)gelecek öğretilmeyen insanlığa,şirketlerde hiyerarşi öğretilerek,toplumlarda sınıf öğretilerek,düş kurma provası engelleniyor,yaratıcılık engeliniyor,karşı çıkma engelleniyor çünkü kontrol edilecek bir insanlık,güç denen bu şimdiki sistemle güdülüyor…ve ben ve benim gibiler geçmişin enkazında mutsuz bir can çekişle kök arıyorum,zamanın hızına uyum sağlayamadığım için,geleceğin düşü yaratılmayan belleğimde ilkel bir geriye dönüşle ileriye yansıyabilirlikleri,derin geçmiş üzerinden düşünme alışkanlığı edindiğim için geçmişi özlüyorum…geçmişi öğreten ,hücreyi ilkel insanın saf halini,az nevrotik halini benimsiyorum,di’li geçmişle huzur buluyorum..geleceği bilmek bir itilemdir ben geçmişimi biliyorum duraksama istiyorum..gelecek tutkusu öğretilmeyen ben,geçmişin tutkularından vazgeçemiyorum,psikanalize,biyolojiye,psikolojiye sosyolojiye felsefeye tarihe geçmişi şimdiye gömen eğitim sistemine lanetler okuyorum..anılardan nefret ediyorum,yakamı bırakmaması için sırtıma iğnelenen çocukluk eğitiminden nefret ediyorum,daha iyisi için tüm geçmiş bilgiyi belleğime dolduran ve daha sonra psikanalizle bana bunları yorumlatan şimdiden,şimdinin eğitim provasından nefret ediyorum…bu gün nefret etmekteyim bu günden,lanet okumaktayım geçmişe ,uzlaşmak için gelecekle sıfırdan başlayacağım düşümden umulmadık mucize beklemekten nefret ediyorum..ne kadar hızlı koşarsam koşayım hıza karşı provasız olan biyolojimin ,geriye koşma merakından nefret ediyorum..ağır ağır çıkacaksın merdivenlerden sanki yukarda bok var diyen şairden,onun psikolojisiyle düşünmekten ,susuşlarım var içimde ….çocuklarınıza geleceği öğretin sadece..sadece geleceği öğretin ki uyum sağlarken hep bir gülümseme itilimi olsun,hep bir yaratıcılık olsun hep bir eşit düşleri olsun…önceden uyarılmamış insan,şimdiden yansıyan insanlık gibi oluyor….