
düşün,düşü ölümü yeniyor..ama öncelikle onu mümkün kılan şeyi,yani ölümün yenilmez olduğu düşünü...e biliyormusun şu anda gelip önüne geçtiğim monitörde,seni içime kapsadığımı düşün,bu oyunun içinde doğru düşünü algılamak için,eşsiz biçimde bir araya getirdiğimsin ''insanlarla nesneler,tek bir bağlayıcı dokumanın parçalarıdır,dünya çapındaki bir sinir sistemi,insanlığın tüm parçalarını birbirine bağlar ve ben şu anda anolojik bir doğrulukla seni hissederken,duyurmak istediğimin ne olduğunu biliyorum artık..(sahip)olmak-yapmak-olmak baskın bir paradigma ve sen egomun üzerinden bir tırtıl zerafetinle geçtin.'o'nunla geçtin..memnuniyet atmosferimde seni okurken zenginleştirdiğim ''o''nu düşlerken lunaparkta bir çocuktum..seninle ''o''nun düşünden gözlerim yarı kapalı altın bir iğneyle tutturulmuş kelebekler gibi göz bebeğimde orada öylece durdum,sen gözbebeğim,''o''göz kapağım ve ben ikinizin düşünün ortasında günübirlik yaşıyan düş oldum..seni neden kapsadığımı biliyorum artık düşlerindeki içlemde rahatça oynama özgürlüğüm ve sınırsızlığım var çünkü..yaşam ve onun ürettiği bir eklentide bir seçim aşamasında iki bilet aldım senden düş ve düşlenen..iyiki varsın..