29 Aralık 2013 Pazar
Jouissance...
Tüm terk edilmiş kadınlar evet tüm terk edildikten sonra aynı boyutta buluşan kadınların hislerini taşımak isterdim..sanılanın aksine ne nevrotik boyuta nede travmatik boyuta geçerler,inanılmaz bir enerjiyle içlerindeki sönmüş tüm umutlar,patlamaya hazır faaliyete geçer,kulakları sağır eden bir gürültüyle patlar konfeti yumuşaklığı ve hafifliğiyle düşerler.tüm terk edilen kadınlar içten içe yanan hazlarını parçalamak ve savurmak için yanıp tutuştuklarını ama bunun için bir engel gerektiğinin farkına vararak ikili ilişkide varış ister.bir engel olmalı ki hazları çoğalabilsin,bir engel olmalı ki tutku can yakıcı olsun ,bir engel olmalı ihtirasları sadece kendi başlarını döndürsün,ve terk eden bir erkek olsun ki intikam hırsı düğmeye bassın..ve terk edilen konumda hazlarını içten içe coşkuyla yaşasın..ve siz erkekler sakın kadınlara böyle bir lütufta bulunmayın,hiçbir kadının sizinle yaşamadığı hazzı,sizin onları terk ettikten sonra yaşamalarına musade etmeyin..umutla bekler terk edilmeyi tüm günahlarını size yükleyerek özgürleşir…terk edilmeyen kadın nevrotiktir ve bir o kadar da patolojiktir, Jouissance’ı kıskaç altına almanın daha iyi bir yolu olamazdı da ondandır ki, tüm suçları yüklenen erkekler yapma cennetlerde kendilerini sunaklarda adarlar…arzunun beni savunma biçimini sevmiyorum..tüm terk edilmiş kadınlardan sadece biri olmak isterdim..
