29 Ağustos 2011 Pazartesi
reddiye III
Derin eğilimler bilincin yargılanmasından tümüyle kaçıyorsa,demek ki bilinci yönelimi yoktur.freud bilinçdışını son sığınak olarak tarif eder,ona göre vicdan rahatsızlığı kendini ortadan kaldırmak istediği zaman,kendi özgürlüğünü bu uyuşukluğun içinde yok etmeyi haklı çıkarttığı zaman,vicdan rahatsızlığının bilinçdışına geçişine izin verir..o halde denilebilir ki,bilinçdışı kötü eğilimin bir yönüdür.bilinçdışı psişizminin varlığı ise hiç bir zaman tümüyle bilinçsiz olduğunu söyleyemeyiz hatta merleau pounty bilinçsiz olmadığını göstermiştir.o halde diyebiliriz ki,direnç ,direndiği anıya karşı yönelimli bir ilişki ister ve bu anı psikolojik alana göre devre dışı değildir,nevrozda ise beden varoluşu simgeler,yinelemenin basmakalıp katılığında,kendi varlığından vazgeçme olasılığına,edilgin anonim ve sabitlik içine saplanıp kalma olasılığına dönüşür.o halde şunu diyebilmeliyiz ki;nasıl ki bu davranışı onun uzak yada karanlık kaynağından tümüyle ayıramıyorsak,benzer şekilde bedensel anlatım da hiç bir zaman kendi üzerine dayanmaz.benim sözüm nasıl benim düşüncemse,bedenimde benim bilincimdir,nasıl ki söz ve düşünce içkin sürekliliğin durumu ise benzer şekilde,kendi bedenimden çıkan bedensel varlığım da onun anlatımından ayrı var olamaz ve artık hiç kimseyi temsil etmeyen bilinçdışı temsillemedeki varoluşun donmasını ya da şeyleşmesini reddetmek gerekir.
