Tamamlanmayışın izlerini ruhunda taşıran bakışa sahipti,panoptik bakışın üzerine doğrunun ağırlığını terk ederken,hep aynı şeyi düşündü Şua..yabancı ve geçirimsiz unsur..kendini görme tarzı,kendi kendine hoş görüne bilmek için,kendine baktığı nokta arasındaki mesafede ,bir türlü ilerleyemeyen sanki geçirimsiz bir perdeyle saklı görüntüsüne fantezi dünyasında oluşturamadığı bir simge ekliydi..
Ve Dante’den mırıldanışlarla yakın eşdeğer o genişletilmiş lekelere çevirdi dudaklarını
Ey gökyüzüne hala bedenine gömülü giden ruh
Acıyıpta halimize,ne olur söyle…..
Her nesnenin içerdiği aklın ışınlarından
Yalnızca birini alabilen görme yetinizin
Görünenin ötesini seçecek denli
Güçlü olması sözkonusu
Olamaz yapısı gereği
Sizin dünyanızın görebildiği kesimi
Denizin dibine bakan gözün
Gördüğü kadardır
Kıyıda denizin dibini gören göz,dibi görmez
Açık denizde,oysa dip yine ordadır
Ama derinlik engeller görünmesini
Gerçek gerçekliğimizi esir etmeye çalıştıkça,Şua nın gerçekliğine aşırı kırılganlık ve olumsallık konumunu vereceğim fikir,bir bakıma,içinde eksantrik fazlalık değil,onun işleyişinin doğru bir tarzı olacak yeni bir sanatsal aracı olacaktı.Yaratma fikri mekanı yeni deneyimiyle değiştirecekti,daha çok olumsuz seçme,olasılıkları sınırlama bir seçeneği,diğerlerini geride bırakarak öne çıkarma jesti olacaktı..
Ve yine Dante
Sorunun içerdiği gerçeği anlatabilirsem sana, şimdi arkanı
Döndüğün gerçeği, bulursun gözlerinin önünde
