Sayfalar

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Mekan iki kararsızlığın örtüşmesinden doğan kuşku,kuram ise aşk olacak..

Tamamlanmayışın izlerini ruhunda taşıran bakışa sahipti,panoptik bakışın üzerine doğrunun ağırlığını terk ederken,hep aynı şeyi düşündü Şua..yabancı ve geçirimsiz unsur..kendini görme tarzı,kendi kendine hoş görüne bilmek için,kendine baktığı nokta arasındaki mesafede ,bir türlü ilerleyemeyen sanki geçirimsiz bir perdeyle saklı görüntüsüne fantezi dünyasında oluşturamadığı bir simge ekliydi..


Ve Dante’den mırıldanışlarla yakın eşdeğer o genişletilmiş lekelere çevirdi dudaklarını

Ey gökyüzüne hala bedenine gömülü giden ruh

Acıyıpta halimize,ne olur söyle…..

Her nesnenin içerdiği aklın ışınlarından

Yalnızca birini alabilen görme yetinizin

Görünenin ötesini seçecek denli

Güçlü olması sözkonusu

Olamaz yapısı gereği

Sizin dünyanızın görebildiği kesimi

Denizin dibine bakan gözün

Gördüğü kadardır

Kıyıda denizin dibini gören göz,dibi görmez

Açık denizde,oysa dip yine ordadır

Ama derinlik engeller görünmesini



Gerçek gerçekliğimizi esir etmeye çalıştıkça,Şua nın gerçekliğine aşırı kırılganlık ve olumsallık konumunu vereceğim fikir,bir bakıma,içinde eksantrik fazlalık değil,onun işleyişinin doğru bir tarzı olacak yeni bir sanatsal aracı olacaktı.Yaratma fikri mekanı yeni deneyimiyle değiştirecekti,daha çok olumsuz seçme,olasılıkları sınırlama bir seçeneği,diğerlerini geride bırakarak öne çıkarma jesti olacaktı..

Ve yine Dante

Sorunun içerdiği gerçeği anlatabilirsem sana, şimdi arkanı

Döndüğün gerçeği, bulursun gözlerinin önünde