Adam ve kadın bir ömür boyunca
Paralel çizdiler!
Aynı yapılardan çıkıp
Aynı sokaklardan geçip
Aynı caddelerde gezdiler.
Hiç mi
Birbirine aykırı düşmek istemedi
Bu iki çizgi?
Hiç mi birbirlerini kesmek geçmedi
İçlerinden?
Ben orasını bilmem.
Bildiğim
Günlerine birlikte başladılar
Birlikte bitirdiler
Aynı çarşaflar üzerinde
Birbirlerine paralel
Gecelerini birlikte geçirdiler.
Hiç mi içlerinden zig-zag çizme isteği
Geçmedi?
Gerçekten bu iki çizgiden hiç biri
Salt ötekisine dikey olsun diye
Kendisini asmak istemedi mi?
Ben orasını bilmem.
Bildiğim
Bir ömür boyunca
Aynı tavır aynı yüz.
Aynı vücut, aynı ses.
Aynı koku, aynı nefes.
Hiç mi yalnız kalmak isteği
İliklerine işlemedi?
Hiç mi öğürmek gelmedi içlerinden?
Ben orasını bilmem.
Bildiğim
Bu iki çizgi
O raydan ayrılmadan, kömürlerini bitirdiler
Yitirdiler ömürlerini
Bir cehennem azabı içinde yitirdiler
Hiç mi elleri
Birbirinin elinden başkasına değmedi?
İçlerinde bir kez olsun
Başkalarıyla paralel çizme tutkusu
Filizlenmedi mi?
Ben orasını bilmem.
Bildiğim
Sonsuzda bile birleşmedi bu iki çizgi
Toplum birbirine paralel mezarlara yatırdı
Bu iki cinsi.
Yani bu iki çizgiden
Hiç biri
Hiç özgürlük nedir, mutluluk nedir bilmedi mi?
Ben orasını bilmem.
Peki bu köleliği
Kendileri mi istedi ki?
Değilse bunun sorumluları kimdi?
Ben orasını bilmem dedim.
Bildiğim
Bu iki çizgi
Birbirine zincirliydi.
Adam ŞENEL
alıntı teleandregenos ütopyasında evlilik hayatı(bizahati okunmalı)
soruların yanıtını kendi kendime vermeye çalışınca pekde anlamlı olmadığı sonucuna vardım.şıkırt şıkırt diye bir ses,hala şıkırt şıkırt zincirli bir düğüm sesi..yazdıklarımı ikinci kez okuma alışkanlığım yoktur,basit olmayan obsesyon..bu sıralar obsesyonlarımı zorluyorum,ve obsesyonlarım acil ünitelik oldular,yoğun bir epistaxis süresinde uygulamaya çalıştığım arter ligosyona vazelinli tampon eh işte işe yaradı.ikinci kez okuyunca farkettim ki,%70 external,şığırt şığırt şığırt,hatta %82 ...bu ne demek mi oluyor ''OKB''%82 GİBİ BİR ORANla kelimelerimi TEK BİR ŞAHSIN KELİMELERİNE yönelik yazmışım..neden ama 2009 yılı ağustos ve 2010 ağustos bu tam 365 gün ,harcanan vakit asla değil,peki öyleyse bu soruya nasıl bir cevap yaklaşır..kesinlikle patolojik...papürüslerimi okurken cidden dehşete düştüm..gereksiz bir yakın ilginin neden olduğunu sandığım bu beslenme süresi eşitsiz bir beslenme,özgürözerk beslenmenin yok olduğu sanrılı bir postür..kifoz resmen kifoz...denetim terörü..ben orasını bilmem demeyeceğim...biliyorum..
artık biliyorum perdeler arasındaki çığlığın ,kendini evinde hissettiği diyafram kası,sensin..teşekkür ederim.katlanabilirliğime muhatap olduğun için:)..beş yıl olmayacağım,ve 1 yıl süresince seni okumak ve seni yazmak çok eşsiz bir tattı..teşekkür ederim..iki hafta içinde gidiyorum,ve önümüzdeki beş yıl içerisinde muhtemelen seni okuyup yazmayacağım döndüğümde,tüm yazdıklarımın bir parşömen görevi yapacağını biliyorum..umarım arayışlarını gerçekleştirmiş,mutluluğunun savcılığını yaparken bulurum seni....ufuk çizgisine her bakışımda seni anımsayarak iyilikler dileyeceğim...
iyi kal.....
beş yıl sonra görüşmek üzere.......
