Günün sonuna geliyorum ,yine
oturduğum yerden anın sonuna geliyorum
Acaba anlıyor musun beni ?
yalnızlığını asla paylaşmayacağım, çünkü kendi yalnızlığım duruyor ortada ,
çoktan beri ve çok zaman duracak. Sizin tasalarınızı paylaşmak için
yaratılmadım.sizin bu tasalarınızı ,kendi yasama ihanet etmeden bu tasaları
nasıl haklı görebilirdim.size gerçekten inandıkça,o güçsüz ve kendini beğenmiş
sözlerinizden,o miskin davranışlarınızdan,o budalaca kuşkularınızdan daha fazla
bir şey olduğunuza tamamen inandıkça…doğru hakkında konuşucam o yüce doğru
hakkında ama önce siz lütfen,öyleki dudaklarınızdan al köpükler damlasın…
Kimsenin pek de konuşmaya niyeti
yok hani,olağan doğru peşinde ,olağanüstü doğruyla bir alıp vereceğimiz yok
onun için mi ? doğru sözmüş ağzımdan
çıkan , duygusuz evet kuru ve kısır doğrumla hep haklı çıkmak isteyen arsız ve
alaycı benim ağzımdan çıkan..ne kadar doğru ..ne kadar doğru..
Günün sonuna geliyorum, yine
oturduğum yerden anın sonuna geliyorum
kendi evimde onca kitabın
içinden yalnızlığımı bir doğru parçasında işaretlemeye çalışıyorum ne kadar
aptalca hatta en yüce doğruyu aruyorum dolaysız biçimde tanrıdan ya da onun
seçilmiş kullarından geldiği söylenen o büyük yaman sözlerde arıyorum
doğruyu…ama büyük sözler gereğinden çok ve çelişkili.birbirinden değişik büyük
sözlerden geçilmiyor ortalık ve bu sözler karşısında asıl büyük söz göze
çarpmadan kalıyor.kendisine tutulacak asıl söz sizce hangisi ?
hepiniz gibi yığın büyük sözlere
tutunmaya çalıştım bazen hepsine tek tek bazen hepsine birden sonra yine
yuvarlandım yine yara bere içinde kaldım doğruldum yemeğimi yedim belimi
doğrulttum uyudum işe gittim sözlerden birilerini ellerimle uçurdum günlük kullanımlar
için doğruları içerdiği düşünülen üç beş kitaba döndüm.haa tabii kitaplardaki
doğru kullanım içinmi zannetmiyorm filkete gibi iliştirici özelliği var hani
bir nevi iliştirici sabitlemek için
kendini tekrar ettirmek için hep aynı nevrotik tını için..
Bir uygunluğun bulunmadığı yerde
yalan vardır.Yalan neden iyi değildir peki .yanılttığı için mi tatsız sonuçlar
doğurduğu karmaşaya sürüklediği için mi,peki doğru da aynı şeyleri yapmaz mı,,
Doğruyu neden söylememiz
gerekiyor ki sevgili dostlar olguları iliştirmek sabitlemek için mi ve olgular
nasılsa öyle kalır değişmeden..neden kahrolası doğruyu yeğlemek zorundayız
dostlar,yalana kendimizi kaptırmayalım mı diye,çünkü yalanlar insan
yapısındadır,doğru ise yarı yarıya böyle nitelik taşır,çünkü karşı tarafta
olguların bulunduğu tarafta kendisine bir şeyin uygunluk göstermesi gerekir.
Bir doğrudan söz edebilmek için bir şeyin varlığı söz konusudur tek başına
doğru var olamazsa ,benim doğrum diyerek neden yalan söyleriz.
Ahhh yüce doğru nerededir sevgili dostlar,dehşet vericidir
doğru çünkü işaret ettiği pek fazla bir şey yoktur ,yalnızca pek sıradan
şeylere dikkat çeker,bize bir şey vermez yalnızca en sıradan şeylerdir verdiği
onca yıl içinde kendisinden kopardığım olguların bu saptanışı,bu itirafı ferahlatıcı
itirafıdır daha fazlası gerçekten elde edilecek gibi değildir doğrudan.
Bir de içinizde mış gibi bir his vardır,çok derinlerde yatan
gönül okşayıcı ,başınız sıkışınca yardımınıza koşacak bir şey vardır,şu içteki
doğru..durmayın koyulun işe doğru uğruna doğru..o içteki doğruyu aradım ben
de,geniş ormanda bu çok zehirli bu çok renkli mantarı aradım..insanların suskun
dünyasında acıyaral el açtıran bu efendi sözü,her türlü kullanım için uyum
sağlamaya yönelik hırpani ve ruhsuz sözü aradım…ne kadar yaklaşırsam o kadar
uzağa kayıyor bataklıktaki aldatıcı ışıklar gibi yanıp sönüyor..doğru benim
beyni,mde çukur açıyor,ne olur şu kafdağının ardında yaşayan kar gibi beyaz
prensesin masalını bir kez daha anlatın bana kimsenin istemediği doğru benim
Hoşca kalın bağıran bendim
Hadi sizde yalanlarınızı bağırın itirafınız doğru olsun
Günün sonuna geliyorum, yine oturduğum yerden anın sonuna
geliyorum
