Sayfalar

4 Haziran 2013 Salı

kitlelerin hayal gücü VARDIR beyni YOKTUR

Kitlelerin hayal gücü, bütün ilkel kimselerde


 olduğu gibi yargılamanın ve akim kontrolünden

uzak bulunduğu için etki altında bırakılmaya

uygundur. Zihinlerinde, bir kişiliğin, bir olayın, bir

kazanın etkisiyle doğan hayaller hemen hemen gerçek

şeyler kadar canlılık gösterir. Kitleler, bir dereceye

kadar, uyuyan bir insana benzerler. Uykuda

yargılama yeteneği durduğundan zihinde bir takım

hayallerin yerleşmesi çok kolay olur; fakat bu hayalleri

yargılamanın nüfuzu altına almak imkân dahilinde

olunca derhal kaybolurlar. Kitleler düşünmeye ve

yargılamaya yetkili olamadıklarından, aklın kabullenemeyeceği

bir durumun meydana gelmesini kabul

etmezler. Oysa bu gibi durumlar genellikle en fazla

göze çarpar ve etki ederler.

İşte bunun içindir ki, olayların olağanüstü güzel

ve efsaneye benzeyen yönleri daima onların üzerinde

etkili olur. Mucizeler ve efsaneler gerçekte uygarlıkların

asıl destekleridir. Görünüşler ve gösterişler tarihte

gerçeklerden daha fazla bir rol oynamıştır. Gerçekte

olmayan gerçek olana üstün gelmiştir.Kitleler yalnız hayalleriyle düşünebildiklerinden

yine yalnız hayalleri aracılığıyla etki altında bulundurulabilirler.

Yalnız hayaller onları korkutur veya

kendine çeker ve onların fiilleri üzerine etkili olur.

Bu sebepledir ki, hayali en açık bir şekilde canlandıran

tiyatro temsilleri kalabalıklar üzerinde büyük

bir etki meydana getirir. Bir zamanlar Roma'nın

avam tabakası için, ideal saadet ekmek ve tiyatrolar,

her çeşit seyir konulan idi. Aradan bir çok dönemler

geçmesine rağmen böyle bir idealde pek az değişiklik

olmuştur.

Tiyatro Halkın Hayal Gücünü Etkiler

Halkın hayal gücüne en çok etki eden manzara tiyatrodur.

Bütün salon aynı zamanda aynı heyecanları

yaşar. Bu heyecanların fiil haline gelmemesinin sebebi,

en bilinçsiz bir seyircinin bile hayallere mağlup

olduğunu, hayallerden ibaret maceralara güldüğünüveya ağladığını bilmesidir. Bununla beraber

bazı defa hayaller, temsiller aracılığıyla telkin olunan

duygular, her zamanki telkinler gibi, fiil haline

geçecek kadar güçlü olabilir.

Sahnede hain rolünü yapan aktörün hayali cinayetine

kızan seyircilerin tiyatrodan çıktıktan sonra aktöre

karşı hücumlarına engel olmak için, onun korunduğuna

dair bir hikâye vardır. Bu durum, sanırım

ki, halkın zihni hayatlarının ne kadar kolaylıkla etki

altında kaldığını gösteren dikkat çekici bir örnektir.

Onların gözünde gerçek dışı olan olay hemen hemen gerçek kadar önemlidir

GUSTAVE LE BON


MERAKLISI İÇİN
 TAMAMINI OKUYUN DERİM...

http://m.friendfeed-media.com/9a23250d7c7d6825f384c20e82390e0190cf1b98





Hiç yorum yok: