Sayfalar

18 Temmuz 2011 Pazartesi

acının anısına dilsiz imge


Oturmuş piponuzu içiyorsunuzdur,piponuzun içine oturmuş sanırsınız kendinizi,piponuz sizi içiyordur,mavi bulutlar biçiminde tüten sizsinizdir.,kafanızı kurcalıyordur kim bilir,piponuzdan çıkabilmek için ne yapacaksınız.işte bu imgelem yaşamı sürer,sonsuzca sürebilirliği,aklın sofistike kötü kullanımı ardından ortaya çıkar..anlarsınız sonsuzluk bir dakika sürer,şaşırtıcı aritmetik hesapların bir anda çözülmesi gibi,bir dakikalık ana çözülüverirsiniz..belleğin o engin el değmemiş tuvaline,bir anlık canlı burgaç çizersiniz,saate baktığınız an,zaman ve varlığın orantıları değişir,ve bir çok insan yaşamı yaşanır baktığınız sürede.. doğanız o anda yeni doğanızın ağırlığında yoksunlukla çırpınır,dudaklarınız gerilip,kısalıp ağzınızın içinden belleğinize girmek ister,gözleriniz daha da irileşir tuvalden an çalmak için…,baygın gözlerimi mitolojinin Protée'si gibi durmadan şekilden şekle giren bir kılıkta yakaladım gözlerinizde,boğazlanan masumiyet adına,ey…biricik mucize bugün zamansız küskünüm ana…ve sana..



Küskünlüğüm devirde dolandı kendi pervanesinde, kime ne ki ; bir an özgürlük dedim adına


Ve bir an sonra biter ve rapsodik düşünce başlar…


Yürüyüş hızında erteleyişleriyle biteviye gerisin geri dönüyordu küskünlüğü,bir ateşin üzerinde uçuşan yanık üflesen kırılacak kağıtlar gibiydi ....