Sayfalar

27 Nisan 2013 Cumartesi

rüyatopya



‘’Bilincinde olmadığım birinin bir nesnenin veya olmayanın, peşinde koştuğum bir yolculuktayım. ne var ki, diğer her kes gibi benim dışımda olan,düşüncemin ufkunda yer alan şeyin cazibesiyle,tesadüfi ama inatçı bir yerleşim hatası sonucunda , vücuduma yerleşmiş olan bir kurşunu ihtiyatla arayan bir cerrahın parmaklarındaki alaycı acı , kalbimi deşercesine kendini hissettiriyor.öte yandan,o kadar fazla acı veremeyeceği içinde,bu arayışın keskinliğine dair,zihnime sadece fazla acı çekmeme arzusunun aşıladığı itirazlar da,sırayla düşüyordu. ‘’yazdıklarımı karalayıp pencereye yaklaştığım anda göğüs bölgeme şıkışan şiddetli bir acıyla yere yığıldım.


Grand Cherokee jeep içinde hareket halindeyken karşımda oturan,uzun kolları ve bacakları,oldukça uzun boyuyla, klinefelter sendromlu olduğunu düşündüğüm kişi bakışlarını bana sabitleyip karşımda oturuyor.arabanın camından dışarı bakıyorum.her taraf toz duman içinde yer yer kum tepecikleri,engebeli sarp yollar yolların ortasında kocaman cukurlar var,

-nereye gidiyoruz

Diye sora bildim

-az kaldı sana ihtiyacımız var diyen ince kedimsi bir ses tonuyla cevap veriyor.

Dışarıyı seyrediyorum ilginç olan ise her yerde kromozom hataları mevcut insanları oluşuy du. Sağ tarafta büyük sanaii fabrikalar vardı sanırım iki devasal bacasından ağır kokulu gri tonda iki prizma mesafesi arasından çıkan yoğun duman , kuantum tünellemesini düşündüğüm anda gördüğüm görüntüydü ve bir anda sağa dönüş yapan jeep karşımdaki kişiyi huzursuz etmeye yetmişti,hareketleri artmış bağırmaya başlamıştı neler olduğunu anlamıyordum,ağzında çoğalan salyaları öfkesi ve çığlıkları zaptedilmeye musait olmayan hareketleriyle arabadan dışarı çıkmaya çalışıyordu o sıra arabayı kullanan kişiye bağırmaya başladım ne oluyor neler oluyor diye trizomililere ölüm sloganıyla irkilerek karşımdaki kişiyi sakinleştirmeye çalışırcasına dokunmam işe yaramamıştı.ona dokunduğum sağ elimin iki parmagını ağzında görünce şiddetlenen elimdeki acıya yöneldim kanamayı durdurmak için saçımda bulunan saç bandını çıkartarak turnike yapmaya çalıştım o sırada araba şiddetle sarsılarak durdu.her taraf ı yanık kokusu ve et kokusu sarmış dumandan görme mesafesi azalmış olan fabrikanın bahçesinde KBRN ekipmanlı 3M maskeli 3 kişiyi arabaya doğru koşturuyorlardı,zorla karşımdaki kişiyi sürükleyerek arabadan çıkardılar.fabrikaya doğru sürükleyerek giderken peşlerine takıldım,o sıra yüzlerce çıplak klinefelterlinin zorla itirilerek trizomi iflah odası yazılan kapıdan içeriye sokulmaya çalışıldığını gördüm.birbirinin memelerinden asılıp süt emmeye çalışan aynı yaşlarda klinefelterliler ,birbirinin memelerini kopartıp çiğnemeye ağlamaya ve çığlık atmaya başlamışlardı,neler olduğunu anlamıyordum çevrede bir tane dişi yoktu..koşmaya başladım fabrikadan dışarıya çıkmaya çalışıyordum,çıkarkende düşünmeye bunun sebebinin ne olacağını yorumlamaya çalışıyordum.bir anda epeyce merdivenlerden yuvarlanıp iki kat alt zemine düştüm,ayağa kalkmaya çalışırken dehşetedüştüm.trizomi 21 ,trizomi 18,13,12.9.8 gibi tabelalı odaların açık kapılarından dışarıya saklanmaya çalışan klinefelterlilerin kopan doku parçaları dağılmış ve trizomi 21 koşarak giren kişinin arkasından bende koşarak girdim güneş kolektörleri gözüme çarpıyor.bir anda kolektörlerin içinden çıkan DNA transkripsiyon aşamasında holandrik genlerin saldırısına uğruyorum..korkmama rağmen binlercesi üzerime saldırıyor .giderek büyüyerek devasal boyutlara dönüşüyorlar ,elektron mikroskobundan görülürcesine bedenime sıvanıyorlar her tarafından kan damlıyor eritrositlerimin çılgın yeşilliği şaşırtıyor beni..sürüklenerek soğutulmuş sodyumm odasına girmemele birlikte ,kendimi ısıtılmış rubidyum dolu odaya ışınlanmış olarak buluyorum…hayatımın sıfır noktasındayım ve humonoid olarak kendi kendime yetmek zorundaydım