Sayfalar

1 Ağustos 2013 Perşembe

antilogaritma


iyimser bir bükmeyle bir girdabın yine son gerçeklik olmadığını yine yine yineleyen antilogaritma; yıkıcı kuvvettin,dehşete nufus eden çarpanın,hayattla yüzleşmeyi standart yüzeysel akıldışı kuvetle eşleştirerek önümüze koyduğu sonucu insanın beylik klişeleri şeklinde okumak mekanik bir üretimin esrarengiz görüntüsüne kapılmakla aynı doğrudadır. gerçeklik ve onun fantazmik ekini,bastırılmış olanla aynı yüzeye yerleşen içkin ihlal mantığı antilogaritma mantığıdır..şimdilerde çokluk gerçeklik dediğimiz deneyimlerimizin nufuz edilemeyen o yoğunluk efektine karışmadan lekeleştiği bir gevezelikten öte değildir.kusursuz metafor var ise o da doğanın kendisinin baskılanmasına dayanan aklın yazgısıdır.doğanın öznedeki parçası acıyı taşır ama şiddetli baskıyla hatırlamaz ,işte bu özne logaritma sayısı gibi görüntüsel küçülmüş,unuttuklarıyla gülünç yüce bir şekilde büyüyerek çoğalan acılarını yazgısal olarak huzursuz ve bulantı hisleriyle karşılar..doğanın parçasını taşıyan insan figüratif bir şizotiktir.hatırlar büyütür,unutur küçültür...

Hiç yorum yok: