7 Aralık 2012 Cuma
anakronizmaya takıldı….
Orijinal bir gerçeklik olmadan,simülasyonla ölümü kopyalamak,kendi ölümü gerçekliğiyle projatif tavrı yansıtmak kadar uzlaşmazdır..temsil edilenin,temsil edilenin dışına düştüğünde,uyarlayanın temsil ettikleri,içini kendi parçalarıyla doldurduğu kendi gerçeği olduğunda,final neden anakronizmaya takılır…kronolojik zamandizimsel bir yanlışla gerçek düzeni ve aktarım düzeni arasında definiesci bir küremede anımsayanın geçmişinin bir parçasını,nesnenin suretine kaydırılır…kahkahalar özgürleşmek için çığlık bilinmeyene tepki için,dudakları yalar..dibe çöken eğilimlerin gücü,ağır basan eğilimle uyarlanan tutumun tersine ç.evrildiğinde açıklık kazan durum tersyüz durumudur…someres maugham’ın ‘’the moon and the sixpence adlı eserindeki strickland tam bir tersyüz karakteridir…hırslı ,masküler olan genç kız,aşık olduktan sonra uysal feminen hırstan yoksun bir kadına çevrilmiştir…ezici deneyimlerin baskısı ile yalıtkan bir insanın hastalıklı bağımlılığı,bilinç düzeyi mesafesine en yakın olanın güncelleşmesini sağlamak ,ölü bir kadına duyulan kıskançlığın evirilerek kendini yansıtması ortaya fırlatılan bir boyama kitabının üzerinden geçerken,ayakkabı numarasını bırakmak kadar süzgeçtir…bırakılan ayak izine gülümsemek,sessizliğe sövgüdür dudakta…
